Sivas'ta yaşayan doğuştan görme engelli 40 yaşındaki Selman Devecioğlu, çocukluğundan bu yana kurduğu araba kullanma hayalini çarpışan arabalar sayesinde bir nebze de olsa gerçekleştirebiliyor. Direksiyon başına geçmenin heyecanını her fırsatta yaşayan Devecioğlu, çocukluk yıllarından beri içinde taşıdığı özlemi lunaparkta gidermeye çalışıyor.
Sivas'ta görme engelli vatandaş çocukluk hayalini çarpışan arabalarda yaşıyor!#SONDAKİKA #Sivas pic.twitter.com/bToz5KslTK
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) July 26, 2026
Araçlara duyduğu ilgiyi hiçbir zaman kaybetmeyen Devecioğlu, fırsat buldukça lunaparklardaki çarpışan arabalara biniyor. Direksiyon başına geçtiği her an büyük mutluluk yaşayan Devecioğlu, görme engelli olmasına rağmen çarpışan arabayı kullanmanın kendisi için tarifsiz bir duygu olduğunu ifade ediyor.
"Araba sürmenin eksikliğini hayatım boyunca hissettim"
Direksiyon başına geçmenin kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını dile getiren Selman Devecioğlu, duygularını şu sözlerle anlattı:
"Bana hep soruyorlar, 'gözün görse en çok neyi isterdin, sevdiklerinin yüzünü görmek ister miydin' diye. Ben de diyorum ki sevdiklerimizin yüzünü biz kalbimize, gönlümüze kazıyoruz. Onlar bizim için farklıdır. Ama araba sürmenin eksikliğini hayatım boyunca hissettim. Direksiyon başına geçmek, o koltuğa oturmak, emniyet kemerini hissetmek, o yolları yaşamak, her ne kadar yapay bir pist olsa da bizim için tarifsiz bir mutluluk."
Çocukluk hayalini bugün de yaşatmaya devam ettiğini belirten Devecioğlu, görme engellilerin araç kullanmasının bugün için uzak bir ihtimal gibi görünse de bunun gerçekleşmeyecek bir hayal olmadığını düşündüğünü söyledi.
"Bu mutluluk benim için gerçekten tarifsizdi"
Lunaparkta çarpışan arabalara binmenin kendisi için büyük bir heyecan olduğunu belirten Devecioğlu, şunları söyledi:
"Şu anda görme engellilerin araç sürmesi, araba sürmesi hayal gibi görünüyor. Ama ben her zaman şunu söylüyorum, bu gerçekleşmeyecek bir hayal değil. Ama daha önce birçok kez çarpışan arabalara bindim. Çarpışan arabaları kullanıyorum ve bir nebze olsun araba sürme heyecanımı bu şekilde tatmin etmiş oluyorum. Bana hep soruyorlar, 'Gözün görse en çok neyi isterdin, sevdiklerinin yüzünü görmek ister miydin' diyorlar. Ben de diyorum ki sevdiklerimizin yüzünü biz kalbimize, gönlümüze kazıyoruz. Onlar bizim için farklıdır. Ama araba sürmenin eksikliğini hayatım boyunca hissettim. Direksiyon başına geçmek, o koltuğa oturmak, emniyet kemerini hissetmek, o yolları yaşamak, her ne kadar yapay bir pist olsa da bizim için tarifsiz bir mutluluk. Arkadaşlarla ya da çocuklarımızla lunaparka geldiğimiz zaman ben de mutlaka bir çarpışan arabaya bineyim diyorum. Yanıma bazen gören bir arkadaş alıyorum ki arabalara zarar gelmesin diye. Ama tek başıma sürdüğüm de birçok kez oldu. Bu mutluluk benim için gerçekten tarifsizdi."
"Çocukken en büyük hayalim kepçe kullanmaktı"
Çocukluk yıllarından itibaren araçlara büyük ilgi duyduğunu anlatan Devecioğlu, bu tutkusunun yıllar geçmesine rağmen hiç değişmediğini söyledi.
"Görme engellilerin araba sürme tutkusunu bu şekilde yaşamaya çalışıyorum. Direksiyon hakimiyetim nasıl olacak, acaba birine çarpar mıyım diye biraz korku da vardı. Ama sonuçta burası bir oyun alanı olduğu için insanlara zarar verme korkusu taşımıyordum. Buna rağmen araba sürme heyecanı benim için tarifsizdi. Araba sürmek benim çocukluk hayalimdi. Öğretmenlik ve sivil toplum çalışmalarım nedeniyle birçok yere gitmek zorunda kalıyorum. Araba zamandan tasarruf sağlıyor. Ben çocukken en büyük hayalim aslında kepçe kullanmaktı. Bana 'büyüyünce ne olmak istersin' diye sorsalar 'kepçe sürmek isterim' derdim. Hatta küçükken bir kepçe operatörü ağabeyimiz bana kepçeyi denetmiş, direksiyonu bana vermişti. O an yaşadığım mutluluk neyse, bugün araba sürerken hissettiğim mutluluk da aynıdır. Arabaları çok seviyorum. Araba fuarlarına gidiyorum. Hangi araçların hangi özelliklere sahip olduğunu inceliyorum. Bu heyecanı fuarlarda, galerilerde ve sosyal medyada araçların özelliklerini araştırarak yaşamaya çalışıyorum. Bu mutluluğumuz da bu şekilde devam ediyor."
Çocukluk yıllarından bugüne kadar direksiyon başına geçme hayalini içinde taşıyan Selman Devecioğlu, çarpışan arabalarda yaşadığı kısa anlarla bu özlemini gidermeye çalışırken, hayallerinden vazgeçmeyen duruşuyla da çevresindekilere ilham vermeye devam ediyor.








