Sivas’ta huzurevinde yaşayan yaşlılar, şiirden resme, ahşap oymacılığından bocceye uzanan farklı uğraşlarla günlük yaşamlarını sürdürüyor. İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Huzurevi’nde gerçekleştirilen etkinlikler, sakinlere hem ilgi duydukları alanlarda kendilerini geliştirme hem de zamanlarını üretken biçimde değerlendirme imkânı sunuyor.

Huzurevinde kalan yaşlılar, kişisel ilgi alanlarına göre çeşitli çalışmalara katılıyor. Şiir yazan, resim yapan ve ahşapla uğraşan sakinler, el emeğiyle ortaya çıkardıkları eserlerle üretmeye devam ediyor. Kurum bünyesindeki resim atölyesinin yanı sıra müzik ve edebiyat çalışmaları da sakinlerin zaman ayırdığı alanlar arasında bulunuyor. Bocce takımı ise sosyal faaliyetlerin bir parçası olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Sosyal faaliyetler moral kaynağı oluyor

Huzurevi sakinlerinden Güngör Cengizoğlu, kurumda düzenlenen etkinliklere katılarak günlerini değerlendirdiğini belirtti. Bocce takımında yer alan ve resim atölyesindeki çalışmalara da katılan Cengizoğlu, kitap ve halk müziğiyle ilgilendiğini anlattı.

Bu uğraşların kendisine iyi geldiğini ifade eden Cengizoğlu, sosyal faaliyetler sayesinde hem zamanını değerlendirdiğini hem de kendisine yeni şeyler kattığını dile getirdi.

Cengizoğlu, huzurevindeki yaşamını ve etkinliklere katılımını şu sözlerle anlattı:

"Kuruma geldim, yerleştim. Ondan sonra burada da bazı faaliyetlerin içinde bulunuyorum. Burada bocce takımımız var. Ben aynı zamanda bocce takımındayım. Resim atölyemiz var. Hepimiz burada çalışmalarla meşgulüz. Onun haricinde toplu etkinliklerimiz oluyor. Çeşitli faaliyetlerimiz oluyor. Bunların içinde bulunuyoruz. Yani etkinliklerimiz çok. Sosyal faaliyetlerim çok fazla. Sadece bunlarla bitmiyor. Aynı zamanda, kitabımla, halk müziğiyle uğraşıyorum. Bunlarla uğraşmak bana gayet güzel geliyor. Zamanım geçiyor, kafam dağılıyor. Başka şeylerle de kötü şeylerle uğraşacağıma kendimi bunlara veriyorum. Bunlar bana daha iyi geliyor. Bunlarla uğraşmak hem bana moral veriyor hem de kendime bir şeyler katmış oluyorum"

Atık sandıklardan ahşap ev yaptı

Huzurevinde el emeğiyle dikkat çeken çalışmalardan birine de Ahmet Yolalan imza attı. Kullanılmayan meyve sandıklarını toplayarak değerlendiren Yolalan, bu malzemelerden ahşap bir ev tasarladı.

Yapım sürecinde sandıkları parçalara ayıran ve ahşapları yeniden kullanan Yolalan, evin kapılarından çıtalarına kadar birçok ayrıntıyla tek tek ilgilendi. Uzun süren çalışmanın ardından ortaya çıkardığı ev, yakınlarının da dikkatini çekti.

Sivas Gerçekten Türkiye'nin En Soğuk Şehri Mi?
Sivas Gerçekten Türkiye'nin En Soğuk Şehri Mi?
İçeriği Görüntüle

Boş zamanlarını farklı bir uğraşla değerlendirmek istediğini belirten Yolalan, çalışmasını nasıl hazırladığını şöyle anlattı:

"Muz sandığı, limon sandığı gibi sandıkları insanlar kullanmıyor, atıyorlar. Ben de onları topladım, işime gelenleri aldım. Ondan sonra bu atölyeye getirip değerlendirdim. Yaptığım çok ince bir iş. Yapımı uzun sürdü. Kapıların açılıp ölçülmesi, çıtaların ölçülmesi, hepsi ayrı bir iş. Ondan sonra yaptım. Görenler, abim ve eşi hayret ettiler. Bu evi nasıl bu hale getirebildin, nasıl benzetebildin dediler. Boş zamanlarımda böyle bir ev yapmayı düşündüm. Tahtaları birbirinden ayırdım. Bunları ham madde olarak kullanıp yaptım. Boş zamanlarımda dışarıda, çay ocaklarında, kahvelerde zaman geçirmek yerine kendime böyle bir şey yapayım dedim. Kendi evimi zevkle yaptım"

İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Huzurevi’nde sürdürülen çalışmalar, sakinlerin el becerilerini kullanmalarına ve ilgi duydukları alanlarla bağlarını korumalarına imkân sağlıyor. Şiirden resme, ahşap tasarımından spora uzanan faaliyetler, huzurevi sakinlerinin günlük yaşamında önemli bir yer tutuyor.

Kaynak: İHA