Sivas’ta faaliyet gösteren ve dünya devi araç firmalarına kam mili üreten ESTAŞ, bu yıl da baharın habercisi leylekleri ağırlamaya başladı. Güneyden göç eden leyleklerin, yıllardır alışkanlık haline getirdiği fabrika bacalarına dönmesiyle birlikte tesiste dikkat çeken bir karar alındı. Leyleklerin yuva yaptığı döküm ünitesinde üretim geçici olarak durduruldu. Çeyrek asırdır devam eden bu sıra dışı birliktelik, sanayi ile doğanın bir arada var olabileceğini bir kez daha gösterdi.

Üretim Durdu, Misafirler Rahat Ettirildi

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesiyle birlikte Türkiye’nin birçok noktasında leylekler görülmeye başlandı. Ancak Sivas’taki bu fabrika, onlar için yalnızca bir mola noktası değil, adeta bir yuva. ESTAŞ yönetimi, leyleklerin yıllardır aynı noktaya dönmesini dikkate alarak döküm ünitesini tamamen bu canlılara ayırdı.

Fabrika yerleşkesi içinde birden fazla noktada yuva alanları oluşturan yönetim, diğer leyleklerin de gelmesini bekliyor. Çalışanlar ise bu durumu sıradan bir olay olarak değil, her yıl heyecanla beklenen bir gelişme olarak görüyor. Hatta bazı çalışanların yuvaları izlemek için kamera kurulmasını talep ettiği ifade ediliyor. Üretimin durdurulması ise ekonomik bir kayıp olarak değil, doğaya saygının bir gereği olarak değerlendiriliyor.

SP Kadın Kolları Başkanı Geldi: Bu Bir Yönetim Kusurudur
SP Kadın Kolları Başkanı Geldi: Bu Bir Yönetim Kusurudur
İçeriği Görüntüle

“Leylekler Bereketin Sembolü”

ESTAŞ Genel Müdürü Osman Mavuş, leyleklerin fabrikanın bir parçası haline geldiğini belirterek, bu durumun kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını dile getirdi. Mavuş, leyleklerin uzun yıllardır aynı noktaya gelmesinin tesadüf olmadığını vurgulayarak, bunun fabrikanın çevreye duyarlılığının bir göstergesi olduğunu söyledi.

Türk kültüründe doğaya verilen önemin altını çizen Mavuş, leyleklerin bereketin sembolü olarak görüldüğünü ifade etti. Fabrika yönetimi, bu anlayış doğrultusunda leyleklerin yaşam alanlarını korumaya devam ederken, yeni yuva alanları da oluşturmaya hazırlanıyor.

Sanayi tesislerinde alışılmışın dışında bir tablo ortaya koyan bu örnek, doğa ile üretimin karşı karşıya gelmek zorunda olmadığını gösteriyor. Sivas’taki bu hikâye, hem çalışanlar hem de bölge halkı için her yıl yeniden başlayan bir bahar geleneği olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynak: İHA