Evliyalar şehri olarak anılan Sivas, sınırları içinde barındırdığı çok sayıda türbe ve ziyaretgâhla dikkat çekiyor. Kentin en dikkat çeken manevi mekânlarından biri ise şehir merkezinde kayalık bir noktada bulunan Abdülvahhab Gazi Hazretleri Türbesi. Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Sivas’ın simge isimlerinden biri olan Abdülvahhab Gazi’nin hayatını ve türbenin ortaya çıkışına dair anlatılan rivayetleri paylaştı.

Battal Gazi’nin silah arkadaşı olarak anılıyor
İbrahim Denizli’ye göre Abdülvahhab Gazi Hazretleri, Anadolu’nun erken dönem fetih hareketleri sırasında adı geçen gazi dervişlerden biri olarak biliniyor. Denizli, Abdülvahhab Gazi’nin Battal Gazi’nin silah arkadaşlarından biri olduğunun kaynaklarda ifade edildiğini belirtti.
Denizli, “Abdülvahhab Gazi Hazretleri, Sivas’ta halkın Yukarı Tekke dediği yerde, Akkaya adı verilen kayanın üzerinde bulunan türbede metfundur. Kaynaklardan anlaşıldığına göre Battal Gazi’nin silah arkadaşı olan gazi dervişlerden biridir. 731 yılında Bizanslılara karşı yapılan mücadele sırasında şehit düşmüş ve buraya defnedilmiştir” dedi.

Tarihi kaynaklarda “gazi” unvanının yalnızca savaşçı kimliği değil, aynı zamanda manevi yönü güçlü kişiler için de kullanıldığını söyleyen Denizli, bu unvanın Abdülvahhab Gazi’nin bir alperen olduğunu işaret ettiğini vurguladı. Ona göre bu isimler yalnızca savaş meydanlarında değil, Anadolu’nun manevi hayatında da önemli rol oynayan şahsiyetlerdi.
Kumların içinden çıkan cenaze ve Akkaya Tepesi
Rivayetlere göre Abdülvahhab Gazi, Emeviler döneminde Anadolu’ya gelen savaşçıların arasında yer alıyordu. Sivas’ın Soğuk Çermik bölgesi yakınlarında Bizans askerleriyle yapılan bir çatışmada Ahmet Turan Gazi ile birlikte şehit düştüğü anlatılıyor.
Denizli’nin aktardığı bilgilere göre Ahmet Turan Gazi’nin kabri Soğuk Çermik’teki bir tepeye yapılırken, Abdülvahhab Gazi’nin naaşının ise Mısmılırmak deresi tarafından sürüklenerek Sivas’a kadar geldiği rivayet ediliyor. Uzun süre kumların içinde kaldığı belirtilen cenazenin yeri ise yıllar sonra ortaya çıkıyor.
Anlatılanlara göre Allah dostu olarak bilinen bir kişinin gördüğü rüyada Abdülvahhab Gazi’nin yerini işaret ettiği ifade ediliyor. Rüyada, “Kumların içinde beni bulun ve Akkaya Tepesi’ne defnedin” dediği rivayet edilen Gazi’nin naaşı, halk tarafından kumların içinden çıkarılarak Yukarı Tekke olarak bilinen kayalığın üzerine defnediliyor. Daha sonra buraya türbe ve cami inşa ediliyor.

Sivas halkının sık ziyaret ettiği manevi mekân
Bugün Abdülvahhab Gazi Türbesi, Sivas’ta en çok ziyaret edilen manevi mekânlardan biri olarak biliniyor. İbrahim Denizli, buranın yalnızca bir türbe değil, aynı zamanda geçmişte tekke olarak kullanılan bir ilim ve irfan merkezi olduğunu ifade etti.
Denizli’nin verdiği bilgiye göre türbenin yanında Abdülvahhab Gazi’nin adıyla anılan bir cami bulunuyor. Geçmişte tekke olarak kullanılan yapı, 1970’li yıllarda yeniden inşa edildi.
Türbeyi ziyaret edenler yalnızca Abdülvahhab Gazi’nin sandukasını görmüyor. Caminin içinden türbeye doğru ilerlerken sağ tarafta yer alan camekân içinde Osmanlı tarihine ait dikkat çekici kabirlerin de bulunduğu belirtiliyor. Rivayete göre Kanuni Sultan Süleyman’ın oğullarından Beyazıt’ın evlatları olan Osman, Orhan ve Abdullah isimli üç şehzadenin kabirleri de burada yer alıyor.
Yüzyıllardır Sivas’ın manevi simgelerinden biri olarak görülen Abdülvahhab Gazi Hazretleri Türbesi, hem şehirde yaşayanların hem de Sivas dışından gelen ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer almaya devam ediyor.





