Sivas’ta kış aylarında etkili olan yoğun kar yağışı ve bahar dönemindeki yağmurlar, bölgedeki baraj ve nehir yataklarını doldurdu. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan aşırı yüksek sıcaklıkların bu sezon görülmemesi sayesinde, şehirdeki akarsular yaz ortasında dahi coşkunluğunu ve derinliğini kaybetmedi. Nehir ve ırmaklardaki su seviyesinin yüksek seyretmesi bölgeye can verdi.
Kızılırmak Ve Nehirler Çiftçinin Can Damarı Oldu

Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak’ın doğduğu topraklara ev sahipliği yapan Sivas’ta, coşkuyla akan su kaynakları tarımsal üretim için kritik bir rol üstleniyor. Zengin su yatakları, özellikle yaz aylarında suya en çok gereksinim duyan sulu tarım üreticilerinin can damarı görevini eksiksiz şekilde yerine getiriyor.
Kapalı Su Şebekeleriyle Tarlalar Bereketlendi

Dolup taşan ırmak ve göletlerden beslenen kapalı su şebekeleri, ekili arazilerin düzenli olarak sulanmasını sağlıyor. Çiftçilerin ekinlerini büyütmek ve kaliteli mahsul elde etmek için en çok ihtiyaç duyduğu suyun kesintisiz akması, tarlalardaki verimi artırırken üreticinin de geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor.




