Sivas'ta artan sıcaklıklar ve uzun süredir devam eden yağışsız hava, akıllara geçmiş yıllarda yaşanan ve hafızalardan silinmeyen o sancılı su kesintilerini getiriyor. Birçok Sivaslı vatandaşın o günleri tekrar yaşamamak adına suyu idareli kullandığı bilinirken, bugün Cuma namazında minberlerden yükselen ses, konunun sadece bir altyapı meselesi değil, aynı zamanda derin bir manevi ve vicdani sorumluluk olduğunu gözler önüne serdi.

Sivas'taki camilerde okunan Cuma hutbesi, kuraklık tehlikesine karşı hem insani hem de İslami bir yol haritası çizdi.

"Suyu İsraf Etmek Haramdır!" Uyarısı

Hutbede, suyun Allah'ın en büyük nimetlerinden biri olduğu hatırlatılarak, Vâkıa Suresi'ndeki "İçtiğiniz suya bakmaz mısınız? Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?" ayetine atıf yapıldı. Suyun sadece bireysel bir ihtiyaç değil, tüm canlıların ortak hakkı olduğu vurgulanırken, en çarpıcı mesaj ise israf konusunda geldi. Hutbede, "Suyu ölçüsüzce harcamak yaratılmış her bir canlının hakkını ihlal etmektir, israftır, haramdır" ifadeleri kullanıldı.

"Akan Nehirden Bile Abdest Alsan..."

Hutbede, Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in abdest alırken suyu fazla kullanan bir sahabeye yönelik, “Akan bir nehirden bile abdest alırken suyu gereksiz kullanmak israf olur” şeklindeki tarihi uyarısı hatırlatıldı. Bu örnekle, suyun bolluğunun asla israf için bir gerekçe olamayacağının altı çizildi.

Günlük hayattaki basit alışkanlıklara da dikkat çekildi:

  • Diş fırçalarken, tıraş olurken veya duş alırken suyu boşa akıtmak,

  • Meyve ve sebzeleri gereğinden fazla suyla yıkamak,

  • Evde, bahçede veya işyerinde suyu lüzumsuz yere harcamak israf olarak nitelendirildi.

Komşu Hakkı ve Kaçak Kullanım Vebali

Hutbenin en dikkat çekici bölümlerinden biri de toplumsal sorumluluklarla ilgiliydi. Temiz su kaynaklarını kirletmenin "haram" olduğu belirtilirken, Sivas'ta da zaman zaman gündeme gelen konulara değinildi:

Hutbede, "Benim imkânım var, istediğim kadar su harcarım" deme hakkının kimsede olmadığı, zira suyun parayla değil, Allah'ın rahmetiyle var olduğu vurgulandı. "Suyunuz çekilip kayboluverse, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?" ayetiyle, Sivaslılar kuraklık tehlikesine karşı tefekküre davet edildi.

Sıcakların ve kuraklığın hissedildiği bu günlerde, Sivas'ta camilerden yükselen bu öğütlerin, geçmişin acı tecrübeleriyle birleşerek toplumsal bir bilinç ve topyekûn bir tasarruf seferberliğine dönüşmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi