Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Veterinerlik Fizyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Koçkaya, 4 Nisan Sokak Hayvanları Günü kapsamında hayati açıklamalarda bulundu. Sokak hayvanlarıyla kurulan iletişimin sadece vicdani bir mesele olmadığını, aynı zamanda ciddi bir toplumsal sorumluluk gerektirdiğini belirten Koçkaya, doğru bilinen yanlışların ciddi yaralanmalara yol açabileceğini ifade etti.
HAYVANLARIN VÜCUT DİLİNİ ANLAMAK HAYAT KURTARIR
Pek çok vatandaşın sokakta gördüğü sahipsiz hayvanlara sevgi göstermek isterken istemeden onları tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Koçkaya, vücut dilinin önemine dikkat çekti. Özellikle köpeklerde sık rastlanan bir davranışa değinen Koçkaya, "Sokakta sırtüstü yatan bir köpek gördüğümüzde, genellikle sevgi beklediğini düşünürüz. Oysa bu hareket aslında bir boyun eğme davranışıdır. Hayvanın vücut dilini tam olarak bilmeden karın bölgesine dokunmaya çalışmak, onun kendini savunma içgüdüsünü tetikleyebilir ve ani ısırmalarla sonuçlanabilir" dedi. Yaşanan ısırma vakalarının büyük bir kısmının bu tür iletişim kazalarından kaynaklandığını hatırlatan uzman isim, güvenli yaklaşım için ani hareketlerden ve yüksek seslerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
BULAŞICI HASTALIKLARA KARŞI HİJYEN VE AŞI ÖNLEMİ
Sokak hayvanlarının sağlığı ile toplum sağlığının birbirinden ayrılamayacağını ifade eden Koçkaya, sahipsiz dostlarımızda en sık görülen hastalıkları sıraladı. İç ve dış parazitler, mantar enfeksiyonları, kuduz, distemper (gençlik hastalığı) ve parvovirüsün sokaktaki canlılarda yaygın olduğunu belirten profesör, bunlardan bazılarının insanlara da geçebileceğine işaret etti.
İnsan sağlığını korumanın yolunun düzenli aşı ve kontrol programlarından geçtiğini söyleyen Koçkaya, temas sonrası dikkat edilmesi gerekenleri şu sözlerle aktardı: "Sokaktaki bir canlıyla temas ettikten sonra eller mutlaka sabunlu suyla iyice yıkanmalıdır. Açık yaraların temasından kaçınılmalı; hayvanların ağız, burun ve dışkı bölgeleriyle doğrudan temas kurulmamalıdır."
MEVSİMSEL GEÇİŞLERDE ARAÇ SAHİPLERİNE UYARI
Hayvanların yaşam alanlarının korunması ve beslenme ihtiyaçlarının karşılanması noktasında toplumun her ferdine görev düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. Mustafa Koçkaya, araç sahiplerini de unutmadı. Özellikle kış aylarında sıcak olduğu için motor aksamına giren kedilerin veya yazın gölge olduğu için aracın altına sığınan hayvanların büyük risk altında olduğunu ifade etti. Arabayı çalıştırmadan önce kaputa vurmanın veya tekerlek aralarını kontrol etmenin basit ama hayat kurtarıcı bir eylem olduğunu söyledi.
Son olarak sahiplenme sürecinin ciddiyetine değinen Koçkaya, "Bir hayvanı sahiplenmeden önce bu sorumluluğu sonuna kadar taşıyıp taşıyamayacağınızı iyi değerlendirmeliler. Bakımı sağlanamayıp sokağa terk edilen her canlı, hem kendisi hem de toplum için yeni bir sorun yumağı oluşturuyor. Unutmayın, merhamet sadece bir duygu değil, aktif bir sorumluluktur" diyerek sözlerini noktaladı.






