Antik dünyada kullanılan tıbbi yöntemlere dair bugüne kadar yalnızca metinlerde yer alan bir bilgi, ilk kez somut bir kanıtla doğrulandı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Cenker Atila öncülüğünde yürütülen bilimsel araştırma, yaklaşık 2000 yıl öncesine ait bir tıbbi karışımın kalıntılarını ortaya çıkardı.

Araştırma kapsamında incelenen antik cam şişede yapılan kimyasal analizler, karışımın insan dışkısından elde edilmiş bir ilaç olduğunu gösterdi. Bulgular, uluslararası bilim dünyasının saygın yayınlarından Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlandı. Çalışma kısa sürede Reuters başta olmak üzere pek çok uluslararası medya kuruluşunda da geniş yer buldu.

Bergama’daki Cam Şişe İlk Kimyasal Kanıtı Ortaya Çıkardı

Araştırmanın merkezinde, Bergama Arkeoloji Müzesi koleksiyonunda bulunan antik bir merhem şişesi yer aldı. Arkeolojide “unguentarium” olarak adlandırılan bu küçük cam kap, geçmişte ilaç ve merhem saklamak için kullanılıyordu.

Bilim insanları, şişenin içinde korunan kalıntıdan aldıkları örnekler üzerinde ayrıntılı kimyasal analizler gerçekleştirdi. Analizler sonucunda karışımın insan dışkısından elde edilmiş bir preparat olduğunu gösteren biyokimyasal izler tespit edildi.

Kalıntılarda ayrıca kekik yağına ait bileşenlere de rastlandı. Araştırmacılar, kekik yağının güçlü kokuyu bastırmak ve antiseptik özelliklerinden yararlanmak amacıyla karışıma eklenmiş olabileceğini değerlendiriyor.

Bu bulgu, antik tıp metinlerinde anlatılan ancak bugüne kadar fiziksel olarak doğrulanamayan bir tedavi yönteminin ilk somut kanıtı olarak görülüyor.

Bin Cam Eser İncelendi, Kalıntı Sadece Bir Şişede Bulundu

Araştırma süreci oldukça uzun ve titiz bir inceleme gerektirdi. Prof. Dr. Atila’nın yıllardır sürdürdüğü antik cam eserler üzerine çalışmalar sırasında dikkatini çeken bu şişe, daha sonra multidisipliner bir ekiple ayrıntılı biçimde incelendi.

Araştırma ekibinde İstanbul Kent Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden İlker Demirbolat ile İstanbul Medipol Üniversitesi’nden tıp tarihi araştırmacısı Rana Babaç Çelebi de yer aldı.

Ekip, müze koleksiyonunda bulunan yaklaşık bin cam eseri tek tek inceleyerek numuneler aldı. Ancak bu eserlerin yalnızca yedisinde herhangi bir kalıntıya rastlandı. Ayrıntılı analiz yapılabilecek miktarda örnek ise yalnızca tek bir şişede bulundu.

Çerkes Kültürü ve Siyaset Aynı Karede!
Çerkes Kültürü ve Siyaset Aynı Karede!
İçeriği Görüntüle

Bu durum, keşfedilen kalıntının bilimsel değerini daha da artırdı. Araştırmacılara göre söz konusu şişe, antik dünyadaki tıbbi uygulamalara dair nadir ve önemli bir veri sunuyor.

Antik Metinlerde Yazılanlar Bilimsel Olarak Doğrulandı

Antik çağın tıp metinlerinde insan ve hayvan dışkısının çeşitli tedavilerde kullanıldığına dair bilgiler yer alıyor. Özellikle Roma döneminin ünlü hekimi Galen, enfeksiyon ve iltihaplara karşı bu tür preparatların kullanıldığını yazılarında anlatmıştı.

Ancak bugüne kadar bu anlatıları doğrulayan herhangi bir fiziksel buluntu ortaya çıkarılamamıştı. Bergama’daki cam şişede bulunan kalıntı, söz konusu uygulamaların gerçekten kullanılmış olabileceğini gösteren ilk kimyasal kanıt olarak değerlendiriliyor.

Şişenin tarihlendirilmesi de dikkat çekici bir başka ayrıntı sunuyor. Yapılan incelemeler, şişenin üretim tarihinin Galen’in yaşadığı dönemle örtüştüğünü ortaya koydu. Bu durum ilacın doğrudan Galen tarafından hazırlanmış olabileceği ihtimalini gündeme getirse de araştırmacılar daha temkinli bir değerlendirme yapıyor.

Bilim insanlarına göre karışımın, Galen’in tıbbi geleneğini sürdüren bir hekim ya da öğrencisi tarafından hazırlanmış olması daha güçlü bir olasılık.

Pergamon’un Tıp Mirası Yeniden Gündemde

Antik dünyanın en önemli sağlık merkezlerinden biri olarak bilinen Pergamon, Roma döneminde şifa arayan hastaların uğrak noktasıydı. Özellikle Asklepieion of Pergamon, dönemin en ünlü tedavi merkezlerinden biri olarak kabul ediliyordu.

Bergama’da bulunan bu cam şişe, bölgenin antik tıp tarihindeki önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmacılara göre keşif yalnızca bir ilaç kalıntısını değil, aynı zamanda antik dünyanın tıp bilgisini ve tedavi anlayışını anlamak açısından da önemli bir kapı aralıyor.

Prof. Dr. Cenker Atila’nın yürüttüğü çalışmalar, geçmişin tıbbi uygulamalarının bilimsel yöntemlerle yeniden değerlendirilmesine katkı sağlarken, antik dünyanın sağlık kültürüne dair yeni soruların da ortaya çıkmasına neden oluyor.

Kaynak: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Bülten