Sivas Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Fatih Lafçı, kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanserine karşı erken tanı ve düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Türkiye’de yılda yaklaşık 27 bin kadına meme kanseri tanısı konulduğunu belirten Lafçı, “Meme kanserinden değil, geç kalmaktan ve kontrolleri aksatmaktan korkmak gerekir” dedi.
Uzm. Dr. Fatih Lafçı, Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, kadınlarda kanser türleri arasında birinci sırada yer alan meme kanserine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Meme kanserinin özellikle yaşla birlikte artan bir insidansa sahip olduğunu belirten Lafçı, hastalıkta genetik faktörlerin de etkili olduğunu ifade etti.
Birinci derece akrabasında meme kanseri bulunan kişilerin ekstra risk altında olduğunu belirten Lafçı, östrojen maruziyetinin de risk üzerinde etkili olabildiğini söyledi. Uzm. Dr. Lafçı, “Herhangi bir sebepten östrojen tedavisi görenler veya endojen yolla daha fazla östrojen maruziyeti; erken adet görmeye başlamak, geç menopoza girmek, gebelik sayısının azlığı gibi faktörler kanser riskini artırmaktadır” dedi. Obezite, hareketsiz yaşam, sigara ve alkol tüketiminin de meme kanserinde riski artırdığını belirtti.
Meme kanserinin memede veya koltuk altında ele gelen sertlik, meme derisinde kalınlaşma, şişlik, renk değişikliği veya portakal kabuğu görünümü, meme ucunda şekil bozukluğu, içe çökme, kabuklanma, tek taraflı ve kanlı akıntı ya da memede belirgin asimetri gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini aktaran Lafçı, bu değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Uzm. Dr. Fatih Lafçı, “Hastalarımızda bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi halinde en kısa zamanda genel cerrahi uzmanına başvurmasını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.
Erken tanının meme kanserinde oldukça önemli olduğunu belirten Lafçı, kadınların kendi meme dokularını tanımalarının olası değişikliklerin erken fark edilmesini sağlayacağını söyledi. “Yaş fark etmeksizin her hastamıza, adet döneminin bitiminden sonra, ayda bir olacak şekilde kendi meme muayenesini yapmasını istiyoruz. Kişinin kendi meme dokusunu tanıması, olası bir değişikliği erkenden fark etmesini sağlar” diyen Lafçı, 20 ile 40 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir, 40 yaşından büyük kadınların ise her yıl bir genel cerrahi uzmanı tarafından klinik muayene için başvurmasını önerdi.
Meme kanserinde önemli tarama yöntemlerinden biri olan mamografiye de dikkat çeken Uzm. Dr. Fatih Lafçı, mamografinin 40 yaşından itibaren iki yılda bir rutin olarak çekilmesi gerektiğini belirterek, “Bu sayede kitleler henüz elle hissedilecek boyuta ulaşmadan çok daha önce tespit edilebilmektedir” dedi.
Meme kanseri tanısının soğuk ve ürkütücü gelebileceğini ancak modern cerrahi teknikler ve güncel onkolojik tedaviler sayesinde meme kanseriyle mücadelede son derece başarılı sonuçlar alındığını ifade eden Lafçı, kadınlara kontrollerini ertelememeleri çağrısında bulundu. Lafçı, “Hastalarımıza her zaman söylediğimiz gibi, meme kanserinden değil, geç kalmaktan ve kontrolleri aksatmaktan korkmak gerekir” diye konuştu.




