Yakın zamanda yayımlanan bilimsel bir çalışma, beslenme alışkanlıklarının hücre düzeyindeki etkilerini gözler önüne serdi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, yumurtalık kanseri modeli üzerinde yürütülen araştırmada kemoterapi sonrasında varlığını sürdüren kanser hücrelerinin tamamen pasif kalmadığını belirtti. Bu hücrelerin çevrelerine früktoz salgılayarak komşu kanser hücrelerine adeta bir yayılma sinyali gönderdiği ve onların hareket kabiliyetini belirgin şekilde artırdığı tespit edildi. Bu tespit, hücrelerin birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu da gösterdi.
Şekerli İçecekler Hücreleri Harekete Geçirebilir
Çalışmanın en dikkat çekici yanı ise dışarıdan alınan yüksek miktardaki früktozun da benzer biyolojik yolları aktive edebilmesi oldu. Özellikle şekerli gazlı içecekler, enerji içecekleri ve yüksek früktozlu mısır şurubu içeren gıdalar risk taşıyor. Prof. Dr. Uğur Coşkun, elde edilen verilerin deneysel modellerden geldiğini ve insanlarda doğrudan metastazı artırdığının henüz kesinleşmediğini vurguladı. Ancak yüksek früktoz tüketiminin kanser biyolojisi ve hücre davranışları üzerindeki doğrudan etkisi göz ardı edilemeyecek bir seviyede bulunuyor.
Meyvedeki Doğal Şeker Aynı İllüzyonu Yapmıyor
Früktoz paketli gıdalarda ve hazır içeceklerde bolca bulunsa da doğal meyveler bu tablonun dışında kalıyor. Prof. Dr. Uğur Coşkun; lif, vitamin ve antioksidan bakımından zengin olan taze meyvelerin vücuda zarar vermediğini dile getirdi. Bilimsel veriler meyve tüketimini değil, sadece katma şeker ve işlenmiş ürünlerin sınırlandırılmasını destekliyor. Früktoz tüketimini azaltmanın kanserin yayılmasını tamamen önlediğini söylemek için henüz erken olsa da bu tür işlenmiş gıdalardan uzak durmak genel sağlık açısından en akılcı tercih olarak öne çıkıyor.




