Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mustafa Kaya Esnafın Ekonomik Sorunlarını Meclis'te Anlattı!
Mustafa Kaya Esnafın Ekonomik Sorunlarını Meclis'te Anlattı!
İçeriği Görüntüle

Sözlerine, 2025-2026 Eğitim-Öğretim yılına ilişkin şu değerlendirmelerle başladı: "Yıl sonu öğrencilerimizin karnesi olur da, İktidarın karnesi olmaz mı? Güvenlik, sıfır. Hijyen, sıfır. Güven, sıfır. Adalet, sıfır. Liyakat, sıfır. Ama edebiyat, yüz. İş edebiyata, hamasete gelince iktidar yetkilileri 100 üzerinden 100 alıyor. Bu karne, yalnızca eğitim sisteminin karnesi değildir. Bu karne, bir iktidarın evlatlarımıza nasıl baktığının karnesidir. Ve bu karne bize açıkça şunu söylüyor: Bu iktidar sınıfta kalmıştır.”

Arıkan, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi için yapılan hazırlıklara ilişkin, “İki günlük NATO Zirvesi için Ankara adeta olağanüstü hal koşullarına hazırlanıyor. Ankara'nın önemli bölümleri ‘kırmızı alan’ ilan ediliyor. Trafik akışı durduruluyor, bazı yollar tamamen kapatılıyor, NATO zirvesi için Başkent’in yaşamı askıya alınırken, bunun bedelini Ankaralılar ödüyor. Gündelik işlerde çalışanlar işe ulaşmakta zorlanıyor. İşçiler ücretsiz izin uygulamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Esnaf müşteri kaybı yaşıyor. Başkent halkı kendi şehrinde ikinci plana itiliyor. Elbette kendi şehrinde zirve mağduriyeti yaşayan Ankaralılar soruyor: Bu NATO kimin güvenliğini sağlıyor? Ankara’nın mı? Türkiye’nin mi? Dünya barışının mı? Yoksa Epsteincı Siyonist sermayenin ve onların stratejik çıkarlarının mı” diye konuştu.

Arıkan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası “ateşkes” ve “barış” gündemine ilişkin, “Çok açık ve net. Amerika’nın ve İsrail’in ateşkesine güvenmiyoruz. Biz bunların ne kadar yalancı olduklarını defalarca gördük; Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da, Gazze’de, Lübnan’da gördük. Şu an kırılgan bir mutabakat var. Ancak bu kırılganlığın sebebi, İran değildir. Bugün kalıcı bir barıştan söz etmek isteyen herkesin öncelikle şu gerçekle yüzleşmesi gerekir: Barışın önündeki en büyük engel İsrail'in mevcut politikalarıdır” dedi.

İktidara ve muhalefete seslenen Arıkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Dünyaya adalet çağrısı yapan bir ülkenin, kendi içinde de adaletle yönetilmesi gerekir. Hepimiz biliyoruz ki, bu iktidarın, adaleti korunan bir seçimi kazanması mümkün değildir. Yine hepimiz biliyoruz ki bu ülkede sandığın ortadan kaldırılması da mümkün değildir. Buradan iktidara sesleniyoruz: Milletin iradesine güvenin. Hukuka güvenin. Devlet ile hükümeti birbirine karıştırmayın. Eleştiriyi düşmanlık olarak görmeyin. Türkiye'nin ihtiyacı daha fazla gerilim değil, daha fazla adalettir; daha fazla kutuplaşma değil, daha fazla kardeşliktir.

Buradan muhalefete de sesleniyoruz: Karamsarlığa kapılmayın. Umutsuzluğu siyasetin merkezine yerleştirmeyin. Milletin değişim iradesine güvenin. Daha çok çalışın, daha çok anlatın, daha çok milletin içine karışın. Ülkemiz ancak cesaretle, sabırla ve kararlılıkla saadete erişebilir. Bu ülkenin geleceğini, korku değil umut, baskı değil özgürlük, çatışma değil kardeşlik belirleyecektir. Biz buna gönülden inanıyoruz."

Kaynak: Haber Merkezi