Sivas Ulu Camii karşısında yer alan ve çevresinde hiçbir tabelası bulunmayan sır dolu kabristan, bir dönem yurt dışından gelen turistlerin odak noktasıydı. Gün geçtikçe yok olmaya yüz tutan bu alan, yakın zamana kadar yabani otların arasında tanınmaz haldeydi. Yapılan temizlik çalışmalarıyla yeniden görünür hale getirilen kabirlerin kime ait olduğunu çoğu kişi bilmese de eski Sivaslıların anlatıları kulaktan kulağa yaşatılmaya devam ediyor.

Evi Ve 200'den Fazla Eserin Olduğu Kütüphaneydi

Kimse Fark Etmedi Ama Sivas'ın Tek Ağacı Tekrar Yenilendi!
Kimse Fark Etmedi Ama Sivas'ın Tek Ağacı Tekrar Yenilendi!
İçeriği Görüntüle

Anlatılan rivayetlere göre burası aslında klasik bir türbe değil. Osmanlı döneminde medrese öğrencilerinin kitap ihtiyacını karşılayan Sarıhatipzadeler’den Numan Efendi’nin hem şahsi evi hem de kütüphanesiydi. İçinde 200’den fazla el yazması ve nadir eser barındıran bu yapı, zamanla bir vakıfla desteklenmediği için ortadan kalktı. Günümüzde mezarların bulunduğu yer ise Numan Efendi’nin kendi evinin ve kütüphanesinin ön kısmına denk geliyor.

Salgın Döneminde Şifa Dağıtan 'Yılancık Evliyası'

Eski Sivas Müftüsü ve medrese hocası olan Numan Efendi, o dönem yaşanan salgın Yılancık hastalığına okuduğu duayla şifa dağıttığı için halk arasında 'Yılancık Evliyası' lakabıyla anılıyordu. Dini günlerde hafızlık eğitiminin de verildiği bu alana gömülmek isteyen Numan Efendi, vefat ettiğinde ailesiyle birlikte kütüphanesinin önüne defnedilmeyi ve üzerlerinde sürekli Kur'an okunmasını vasiyet etmişti.

Sarıhatipzadeler Ailesi Ve Kayıp Kitaplar

Numan Efendi’nin soyu günümüzde Sarıhatipzadeler olarak Sivas’ta saygın bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Zamanla dağılan kütüphanedeki kayıp kitapların bir kısmının ise müftülük bünyesinde korunduğu ifade ediliyor. Otlardan temizlenen gizemli kabristan, kentin tarihi hafızasını sessizce korumaya devam ediyor.

Muhabir: Selim Çetinkaya