Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin sağlık alanındaki başarılarını bir üst seviyeye taşıyacak "sağlık teknolojisi üretimi" vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) koordinasyonunda hayata geçirilen Renkli Doppler Ultrasonografi (USG) Cihazı Geliştirme ve Yerelleştirme Projesi için düzenlenen imza töreninde konuşan Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin artık sadece hizmet sunan değil, teknoloji ihraç eden bir güç olacağını vurguladı.
SAĞLIKTA HİZMET KALİTESİNDEN TEKNOLOJİ ÜRETİMİNE GEÇİŞ
Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin dünyada sağlık hizmetleri denilince akla gelen ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Hem altyapı hem de nitelikli insan gücü bakımından devleşen Türkiye'nin, bu gücünü artık teknolojik üretime tahvil edeceğini belirtti. Bakan, "Türkiye sağlık anlamında sadece hizmetinde değil, artık yeni teknoloji üretmesinde, yeni cihaz malzeme ve yeni şeyler söylemesinde daha yolun ilk adımlarını atıyor" diyerek sektörün geleceğine dair umut verici mesajlar verdi.
İHRACATTA DEV HEDEF: 10 YILDA 50 MİLYAR DOLAR
Türkiye’nin sağlık alanındaki üretim kapasitesine ve siyasi iradesine güveninin tam olduğunu ifade eden Memişoğlu, ekonomi için kritik bir yol haritası çizdi. Sağlık sektörünün Türkiye’nin ekonomik lokomotifi haline geleceğini belirten Bakan, ihracat hedeflerini şu rakamlarla özetledi:
5 Yıllık Hedef: 10 milyar dolarlık sağlık teknolojisi ihracatı.
10 Yıllık Hedef: 50 milyar dolarlık küresel pazar payı.
Memişoğlu, "Biz bunu rahatlıkla başarabileceğimize eminiz. Çünkü hem insan gücümüz hem siyasi irademiz hem lider vizyonumuz bunu başarmamız için yeterli," dedi.
YERLİ TIBBİ CİHAZLARLA KÜRESEL REKABET GÜCÜ ARTACAK
İmzalanan proje ile özellikle görüntüleme teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılması ve medikal teknolojilerin yerlileştirilmesi amaçlanıyor. Bakan Memişoğlu, sadece cihaz üretimine odaklanmadıklarını, dünyada sağlık literatürüne yön verecek "yeni şeyler söyleyecek" bir kapasiteyi inşa ettiklerini vurguladı.
Konuşmasında insani değerlere de değinen Memişoğlu, dünyadaki çatışma ve kötülüklere karşı Türkiye'nin "iyilik ve yaşatma" vizyonuyla daha çok çalışacağını belirterek; koruyan, geliştiren ve üreten bir sağlık sistemi için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.





