Yargıtay'ın verdiği yıllık izin kararı, işçi ve işveren ilişkilerinde önemli bir emsal olarak kayıtlara geçti. İstanbul Anadolu 31. İş Mahkemesi'nde görülen bir davada, işçinin yıllık izin hesabına ilişkin yapılan değerlendirme Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak kanun yararına bozuldu.
İşten ayrıldıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleriyle yıllık izin alacaklarının tahsilini talep eden işçi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini ileri sürdü. Davalı şirket ise işçinin kendi isteğiyle işten ayrıldığını savunarak taleplerin reddini istedi.
İlk derece mahkemesi talebi kısmen kabul etti
Davaya bakan ilk derece mahkemesi, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden gösterilmeksizin sona erdirildiği sonucuna ulaştı. Mahkeme, bazı işçilik alacaklarının ödenmesine karar verirken yıllık izin alacağı yönünden farklı bir değerlendirme yaptı.
Dosyadaki izin kayıtlarını inceleyen mahkeme, işçinin iki yıllık çalışma süresi karşılığında 24 günlük yıllık izin hakkı bulunduğunu, bu izinlerin kullandırıldığını ve kullanılmamış izin alacağının kalmadığını belirterek bu talebi reddetti.
Adalet bakanlığı kararı temyize taşıdı
Kararın ardından Adalet Bakanlığı, kanun yararına temyiz yoluna başvurdu. Başvuruda, işçinin kullandığı yıllık izin süreleri içerisinde yer alan hafta tatili günlerinin izin süresinden düşülemeyeceği vurgulandı. Bakanlık, bu nedenle işçinin kullanılmamış izin hakkının bulunduğunu ve yıllık izin alacağı talebinin reddedilmesinin usul ile yasaya aykırı olduğunu savundu.
Yargıtay hafta tatili yıllık izinden düşülemez dedi
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerine dikkat çekti. Kararda, iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin işçiye ödenmesi gerektiği hatırlatıldı. Yargıtay ayrıca, yıllık ücretli izin hesabında izin süresine denk gelen ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağını açık şekilde ortaya koydu.
işçinin 4 günlük izin alacağı olduğu belirlendi
Dosyada yer alan izin belgelerine göre işçinin çalışma süresi karşılığında toplam 28 gün yıllık izin hakkı bulunduğu ve iki ayrı dönemde toplam 28 gün izin kullandığının kayıt altına alındığı tespit edildi. Ancak Yargıtay, söz konusu izin dönemleri içerisinde toplam 4 hafta tatili gününün yer aldığını belirledi. Bu günlerin yıllık izin süresinden düşülemeyeceğine hükmeden daire, işçinin kullanılmamış 4 günlük yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu sonucuna ulaştı.
Karar emsal niteliği taşıyor
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin yıllık izin alacağına ilişkin kararını hukuka aykırı bularak kanun yararına bozdu. Kararda ayrıca, yıllık izin kullandırıldığını ispat yükünün işverene ait olduğu hatırlatıldı. İşverenlerin bu durumu imzalı izin defteri veya eşdeğer resmi belgelerle kanıtlaması gerektiği vurgulandı.
3 Şubat 2026 tarihinde oy birliğiyle verilen kararın, yıllık izin hesabında hafta tatili günlerinin değerlendirilmesine ilişkin emsal niteliğinde bir içtihat oluşturduğu değerlendiriliyor.




