Sivas'tan migren araştırmasına destek
Sivas'tan migren araştırmasına destek
İçeriği Görüntüle

Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarının hızla yükselmesi, yalnızca günlük yaşam konforunu düşürmekle kalmıyor, doğrudan kalp sağlığını da sinsi bir şekilde tehdit ediyor. Vücut, yükselen iç ısısını dengede tutabilmek adına terleme yoluna başvururken derideki damarlar genişliyor. Kalp ise bu genişleyen damarlara yeterli kanı ulaştırabilmek için pompaladığı kan miktarını ortalama yüzde 30 ila 50 arasında artırıyor. Sağlıklı bireylerde bile nabzın dakikada 10 ila 20 atım yükselmesi çarpıntı hissi yaratabiliyor.

Yüksek Nem Oranı Sıcaklıktan Daha Yorucu

Kuru havalarda ter buharlaşarak vücudun serinlemesini sağlarken, nem oranı yükseldiğinde bu buharlaşma gerçekleşemiyor. Vücut iç ısısını dışarı atamadıkça daha fazla ter üretiyor, bu da yorucu bir sıvı ve mineral kaybına yol açıyor. Damarların genişlemesiyle ilk etapta düşen tansiyon, yeterli sıvı alınmadığında kanın yoğunlaşması ve kalbin hızlı atmasıyla aniden fırlayabiliyor. Bu tehlikeli dalgalanmalar özellikle yaşlılar ve kalp ilacı kullananlar için risk oluşturuyor.

Terle Birlikte Kaybolan Mineraller Ritmî Bozuyor

Aşırı terleme sadece su değil; kalbin elektriksel sisteminin düzgün çalışması için şart olan sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati mineralleri de götürüyor. Bu eksiklikler kalp ritminde bozulmalara, ekstra atımlara neden oluyor. Gölgede geçmeyen baş dönmesi ve halsizliğe ek olarak; göğüste ağrı, kola veya çeneye yayılan sızı, soğuk terleme ve bayılma hissi yaklaşık 20 dakika sürüyorsa kalbin ciddi şekilde zorlandığı anlaşılıyor.

Sıvı Dengesi İçin Ayran Ve Maden Suyu Şart

Kalbi korumanın en etkili yolu günlük 2-3 litre su tüketiminin yanı sıra mineral içeren ayran, maden suyu ve çorba gibi besinleri düzenli almaktan geçiyor. Riskli olan 11.00 ile 16.00 saatleri arasında açık havaya çıkılmamalı, klimalar 25-26 derecede tutulmalı; ağır yemeklerden, alkolden ve yoğun egzersizlerden mutlaka uzak durulmalıdır.

Kaynak: İHA