Sandaloz sakızı, sandaloz ağacının gövde ve dallarındaki çiziklerden sızan reçinenin hava ile temas ederek katılaşması sonucu elde ediliyor. Yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle sakız veya toz formunda tüketilen bu doğal reçine, son dönemde özellikle kilo verme süreçlerinde adından sıkça söz ettiriyor. Doğal yapısıyla öne çıkan sakız; mide asidini dengelemeye, prebiyotik içeriğiyle bağırsak florasını korumaya ve bağırsak hareketlerini düzenlemeye katkı sağlarken aromatik yapısıyla nefesi de ferahlatıyor.

Düzenli Kullandığınız O İlaçlar Sıcak Havada Zehir Olabilir!
Düzenli Kullandığınız O İlaçlar Sıcak Havada Zehir Olabilir!
İçeriği Görüntüle

İştahı Frenliyor, Yağ Yakımını Hızlandırıyor

Sandaloz sakızının midede çözündüğünde özel bir kıvam oluşturduğunu belirten Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, bu durumun sindirimi yavaşlatarak kan şekerindeki ani dalgalanmaları engellediğini ve tokluk hissi sağladığını ifade etti. Sakızın vücutta termojenik bir etki yaratarak vücut ısısını hafifçe artırdığını vurgulayan Arslan, bu sayede enerji harcamasının yükseldiğini, yağ depolarının daha kolay yakıldığını ve idrar söktürücü özelliğiyle atıkların vücuttan hızla uzaklaştırıldığını kaydetti.

Nohut Büyüklüğünde Çiğnenip Suyla Tüketilmeli

Kullanım şekli hakkında detaylar veren Cansu Arslan, sakızın tercihen sabahları aç karnına bir nohut büyüklüğünde çiğnenmesi ve üzerine 1-2 bardak oda sıcaklığında su içilmesi gerektiğini dile getirdi. Sert formların toz haline getirilerek suya katılabileceğini belirten Arslan; iştah kontrolü için karışıma elma sirkesi eklenebileceğini, bağışıklığı güçlendirmek amacıyla da bal ve limonla birlikte tüketilebileceğini söyledi.

Fazla Tüketim Riskli: Yan Etkilere Dikkat

Aşırı tüketimin baş dönmesi, kusma ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunan Arslan, hiçbir besinin tek başına zayıflatamayacağını hatırlattı. Alerji riskine karşı ilk etapta çok düşük miktarlarla başlanması gerektiğini ifade eden Arslan; hamilelerin, emzirenlerin ve kronik rahatsızlığı bulunanların hekime danışması gerektiğini, ürünün bir tedavi değil yalnızca destekleyici bir unsur olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: İHA