İbadetler, bir Müslüman için sadece yerine getirilmesi gereken birer ödev değil, aynı zamanda Rabbi ile arasındaki bağı güçlendiren en önemli kulluk vazifesidir. Bu haftaki hutbede, namazın kötülüklerden alıkoyan gücü, zekâtın maldaki bereketi ve orucun ahlak üzerindeki olgunlaştırıcı etkisi üzerinde duruluyor. Tüm bu ibadetlerin temelinde ise yalnızca Allah’ın rızasını gözetmek ve hayatı O’nun belirlediği istikamette sürdürmek yatıyor. Kalbe ferahlık, ruha huzur veren bu vazifeler, bireyi dünyevi hırsların esaretinden kurtararak şahsiyet sahibi bir mümin haline getiriyor.

Kutsal Beldelere Yolculuk ve Ümmet Şuuru

Hacı adaylarının kutsal topraklara doğru yola çıktığı şu günlerde, Hac ve Umre ibadetinin Müslüman toplumu üzerindeki birleştirici gücü hutbenin ana gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Dili, ırkı ve coğrafyası ne olursa olsun tüm Müslümanları aynı safta buluşturan bu kutlu yolculuk, bir kardeşlik buluşması olarak nitelendiriliyor. Müminlerin geçmişin muhasebesini yaptığı bu süreç, aynı zamanda hatalardan arınma ve samimi bir tövbeyle yeni bir gelecek inşa etme fırsatı olarak görülüyor. Ümmet şuurunun en somut hali olan Hac, inananlara Allah’ın sonsuz merhametine sığınma kapılarını aralıyor.

Takva ve Sadakatin Nişanesi: Kurban

Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte hazırlıkların hız kazandığı bu dönemde, kurban ibadetinin gerçek mahiyeti de hatırlatılıyor. Kurbanın sadece bir hayvan kesme işlemi olmadığı, asıl ulaşması gerekenin etler ve kanlar değil, kulun kalbindeki takva olduğu vurgulanıyor. Bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmanın bir yolu olan kurban, Allah’ın emrine kayıtsız şartsız boyun eğmenin ve sadakatin en güçlü göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu ibadet, gönüllerin birbirine açılmasına, birlik ve beraberliğin pekişmesine vesile olan manevi bir köprü kuruyor.

Küresel Bir İyilik Hareketi: Vekaletle Kurban

Kurban ibadeti, aynı zamanda yeryüzündeki ihtiyaç sahiplerine ulaşan devasa bir iyilik hareketine dönüşüyor. Yolunu hasretle bekleyen mazlum coğrafyalardaki kardeşlerin sofralarına bayram sevincini taşımak, bu ibadetin sosyal boyutunu oluşturuyor. Bu kapsamda, vekalet yoluyla kurbanlarını kestirmek isteyen vatandaşların, güvenilir kurumlar aracılığıyla dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahiplerine ulaşabileceği ifade ediliyor. Milletimizin yardımseverliğini ve kardeşlik bağlarını kıtalar ötesine taşıyan bu sistem, kurbanın bereketini tüm dünyaya yaymayı ve iyiliği yeryüzünde hâkim kılmayı hedefliyor.

Diyanet Haber sitesinde yer alan 8 Mayıs Cuma Hutbesi şu şekildedir:

Muhterem Müslümanlar!

İbadetlerimiz, bizi; Rabbimize yakınlaştıran, O’nun rızasına ulaştıran ve güzel ahlakla donatan kulluk vazifemizdir. “De ki: Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm ancak âlemlerin Rabbi olan Allah içindir" ayet-i kerimesi bunun en açık ifadesidir.

Namazımız, bizi günahlardan ve kötülüklerden alıkoyar. Kalbimize ferahlık, ruhumuza huzur verir. Zekâtımız ve sadakamız, malımıza ve ömrümüze bereket katar. Yardımlaşma ve dayanışma bilincinin bütün topluma yayılmasına vesile olur. Orucumuz; gönlümüzü, dünyevi hırs ve tutkuların esaretinden kurtarır. Ahlakımızı olgunlaştırır, bize şahsiyet kazandırır.

Aziz Müminler!

Haccımız ve umremiz, Allah’a teslimiyetimizin nişanesi olan ibadetlerimizdendir. Kur’an-ı Kerim’de, “Haccı ve umreyi Allah için eksiksiz yerine getirin”[2] buyrulmaktadır. Hacı adaylarımızı kutsal beldelere yolcu ettiğimiz şu günlerde bizler biliyoruz ki, haccımız ve umremiz; dili, ırkı ve mezhebi farklı olan Müslümanları bir araya getiren, onlara kulluk bilinci ve ümmet şuuru kazandıran kardeşlik buluşmasıdır. Müminin, Allah’ın sonsuz rahmet ve merhametine sığındığı, samimi tövbeler ve gözyaşlarıyla günahlarının bağışlanmasını umduğu kutlu bir yolculuktur. İnananlara, geçmişin muhasebesini yaparak geleceklerini inşa etme fırsatı sunan yenilenme ve diriliş zamanıdır.

İZEBSİDEF’ten Sivas ve Divriği Gezisi
İZEBSİDEF’ten Sivas ve Divriği Gezisi
İçeriği Görüntüle

Kıymetli Müslümanlar!

Yüce Rabbimize olan kurbiyyetimizi artıran bir diğer ibadet ise kurbandır. Yine bugünlerde hazırlığına başladığımız kurban ibadetimiz, malımızı ve canımızı Cenâb-ı Hakk’ın yolunda feda edebileceğimizin bir göstergesidir. “Kurbanların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. O’na ulaşacak olan ancak sizin takvanızdır”[3] ayet-i kerimesinde buyrulduğu üzere, kurbandan maksat, Allah’ın emrine boyun eğmektir. O’na olan sadakati izhar etmektir. Kurbandan maksat; bencillik, cimrilik ve tamahkârlık gibi kötü huylardan arınmaktır. Ve kurbandan maksat; gönüllerimizi birbirine açmaktır, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmektir. Böylelikle iyiliği yeryüzüne hâkim kılmanın gayretinde olmaktır.

Değerli Müminler!

Kurban, bir iyilik hareketidir. Milletimizi bir umut olarak gören insanlarla aramızda kurduğumuz gönül köprüsüdür. Kurban, yolumuzu hasretle bekleyen kardeşlerimizin hanelerine muhabbet taşımak, sofralarında bayram sevincini yaşatmaktır. Bu vesileyle; arzu eden kardeşlerimiz, vekâlet yoluyla kestirmek istedikleri kurbanlarını, Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Türkiye Diyanet Vakfımıza emanet ederek bu iyilik hareketine destek verebilirler.

Kaynak: Haber Merkezi