Modern olunca dünya ?düzelecek? beklentisi geçti gitti?
Aslında çok da kısa sürdü.
Şair Alexander Pope´un ?Tabiat ve tabiatın kanunları gecenin koynundaydı; Tanrı ?Newton Olsun!´ dedi ve hepsi aydınlandı? mealindeki mısraları Newton´un mezar taşına yazılmış. Şiir yazıldığı dilden başka bir dile çevrilemez, mazmunu mecazı kaybolur gider. Bu mısralarda dünyanın yaradılışını anlatan Eski Ahid´e ait bir ayete telmihte bulunulmuştur. Newton, dünyanın sırlarını bilen ve bildiren kişi olarak gönderilmiş ve ?modern dünya? maddi manevi kanunlarıyla kurulmuştur. Bir muhafazakar dindar olan Newton, ölümünden sonra modernizmi kutsallaştırmak için kullanılan bir malzemedir ve şairin söylediğine göre bir milattır.
Sonra dünyayı aydınlatmaya başladılar ve modern dünyanın elan yaşadığımız karanlığını batının nomossuzluk ve vicdansızlık üzerine kurduğu istila ve işgal ideolojisine borçluyuz. Bu ideolojiyi ?dünya görüşü? sayarsak, buna bağlı ideolojik versiyonlardan söz edilebilir. Nomosu ve vicdanı ?gecenin koynuna? yani karanlığa gömen bu aydınlık çağ, silah tüccarlarının, fahişe ve pezevenklerin, şarap ve afyonun, kanın ve katilliğin iktidar olduğu çağdır. Bilim ise bu iktidarın en büyük silahıdır.
Modern yüzyılın bittiğine dair sözü ve iddiası olan herkesin iktidar gücüne sahip olan devletlerin giderek nasıl vahşileştiklerini görmelerini ve dile getirmelerini dilerim.
Dünya silah ihracatının ilk beşi: ABD, Rusya, Almanya, Fransa, İngiltere?
Ortadoğu ülkelerinin mağdur olduğunu da düşünmüyorum, çünkü buralardaki iktidarlar tüketici olarak çarkın ikinci büyük parçasıdırlar.