Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre olay, Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nda görevli zabıt katibi O.Ç.’nin şahsi suistimalinden kaynaklanıyor. İddiaya göre kolluk kuvvetlerinden gelen ve adli emanet bürosuna teslim edilmesi gereken paralar, O.Ç. tarafından bankaya yatırılmadı. Katibin, adli süreci hiçe sayarak toplamda 501 bin 860 Türk Lirası, 350 Dolar ve 60 Sterlin’i Ankara Adli Emanet Bürosu’na göndermeyip kendi hesabına geçirdiği tespit edildi.
Yakalanınca Paranın Tamamını Ödedi
Yapılan denetimler ve titiz takip sonucunda olayın ortaya çıkmasıyla birlikte soruşturma süreci başlatıldı. Köşeye sıkışan zabıt katibi O.Ç., soruşturma aşamasında zimmetine geçirdiği iddia edilen miktarların tamamını ödeyerek oluşan kamu zararını tazmin etti. Ancak paranın geri ödenmiş olması, işlendiği iddia edilen suçun hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmadı. Başsavcılık, olayın fark edilmesiyle birlikte adaletin hızla tecelli etmesi için tüm yasal yolların işletildiğini bildirdi.
Ağır Ceza Mahkemesinde Yargılanıyor
Başsavcılık tarafından yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, 4 Mart 2026 tarihinde hazırlanan iddianameyle süreç resmiyete döküldü. O.Ç. hakkında "zincirleme şekilde zimmet" suçundan Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca ağır cezalar talep edildi. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan kamu davası ile katibin yargılanmasına başlandı. Yetkililer, davanın devam ettiğini ve sürecin yakından takip edildiğini vurguladı.
"Soygun" İddialarına Kesin Yalanlama
Açıklamanın en dikkat çekici noktası ise, bazı mecralarda yer alan "adli emanet bürolarının soyulduğu" yönündeki haberlerin asılsız olduğunun vurgulanmasıydı. Başsavcılık, adli emanet bürolarıyla ilgili genelleyici ve gerçeği yansıtmayan bu tür haberlerin kamuoyunu yanılttığını belirtti. Meselenin bir kurumun güvenliği ile değil, bir personelin kanun dışı eylemiyle ilgili olduğu ve bu eylemin de yargı tarafından bizzat deşifre edildiği ifade edildi.




