Atatürk, "Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir." demişti.
Aradan geçen yılların ardından Sivas sokaklarında yürüyen bir vatandaşın karşısına Albatros, Noche, Sarrisa, Ibbo Man, Boss Barbers ve benzeri yabancı ya da yabancı kökenli ifadeler taşıyan işletme isimleri çıkıyor.
Atatürk, "Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin." sözleriyle Türkçenin gücünü vurgulamıştı.

Ancak tabelalara bakınca insanın aklına şu ironik soru geliyor:
Yoksa Türkçe, işletmelere isim vermek için yeterince zengin bulunmamış mı?
Cumhuriyet'in kalbi olarak anılan Sivas'ta kısa bir cadde turu yapmak bile adeta yabancı kelimelerle küçük bir dünya turuna dönüşüyor. Bir tabelada İngilizce, diğerinde İspanyolca çağrışımı yapan ifadeler, biraz ilerisinde ise yabancı kelimelerle oluşturulmuş ticari isimler...

Atatürk ise yıllar önce şu uyarıda bulunmuştu:
"Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır."
Örneğin Ibbo Man tabelasındaki "Man" kelimesi İngilizcede "adam" anlamına geliyor. Türkçedeki "adam" kelimesi yerine İngilizcesinin tercih edilmesi, dil konusunda düşündürücü bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.
Bir başka işletmede Boss Barbers yazıyor. İngilizcede "Boss" patron, "Barbers" ise berberler anlamına geliyor. Oysa Türkçede "Patron Berber", "Usta Berber" ya da tamamen Türkçe farklı isim seçenekleri de kullanılabilir.

Bir başka tabelada Noche... İspanyolcada "gece" anlamına geliyor. Türkçede ise aynı anlamı karşılayan, herkesin bildiği tek kelimelik bir karşılığı var: Gece.
Gökyüzünün en büyük kuşlarından birinin adı olan Albatros, işletme ismi olarak tercih edilirken; Türkçenin zengin kelime hazinesi ise vitrinin biraz gerisinde kalıyor.

Atatürk'ün şu sözleri ise bugün de güncelliğini koruyor:
"Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması, millî hissin gelişmesinde başlıca etkendir."
Ve belki de en çarpıcı cümlesi:
"Türk demek, dil demektir."
Türk Dil Kurumu'nun 94. kuruluş yıl dönümünde ortaya çıkan bu tablo, ironik bir soruyu da beraberinde getiriyor:
Cumhuriyetin temellerinin atıldığı şehirde tabelalar İngilizce ve diğer yabancı dillerle konuşurken, Atatürk'ün "Türk dili, Türk milletinin ortak hazinesidir." sözü acaba kaç tabelada kendine yer bulabiliyor?
Türkçenin korunması yalnızca kurumların değil, günlük hayatın da bir parçası. İşletme isimlerinden sokak tabelalarına kadar her tercih, dilin kamusal alandaki görünürlüğünü doğrudan etkiliyor. Türk Dil Kurumu'nun 94. yılında Sivas'ta ortaya çıkan bu manzara, Atatürk'ün dil konusundaki uyarılarının hâlâ güncelliğini koruduğunu bir kez daha hatırlatıyor.






