Yükselme devri sultanları, "Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var!" diye bağırmaları için para verirlermiş. Bunu muteber kaynaklar yazar. Mezkur sultanların  çoğu mütevazı bir ?devlet görevlisi? gibi yaşamış ve göçmüştür. İbn-i Haldun, çok keskin nazarıyla iki tür medeniyetten söz eder: biri otorite ve güçle hüküm sürer ve güç bitince medeniyeti paramparça olur; diğeri, adaleti esas alır, medeniyeti uzun sürer. Moğolları birinci; Selçuklu ve Osmanlı ikinci türdür.
Bazı ilkeler ve hususlar, efsaneleştirildikçe masala döner; gerçeği unutulur. Bunlar yüksek değerlerimizdir; yaşandıkça yükselir, yaşayanı da yükseltir. Bazılarını da yaşamak ve yaşatmak için özüne dokunmadan zamana uyarlamak gerekir.
Benim teklifim, kendilerine dalkavukluk edenlere değil, eleştirenlere itibar etmeleridir. Bugünün yönetim biçiminde padişah yok siyasetçi ve bürokrat vardır. Siyasetçilere ve makam sahiplerinin tamamına, en lazım olan şeyin, yanında bir "toprak taşıyıcı" hizmetlidir. "Toprak taşıyıcı" kadrolu memur, danışman bile olabilir. Siyasetçiyi ve makam sahibini, birileri methettiğinde, yüzüne bir avuç toprak saçıversin.
Çok şahit oldum? Böyle şeyler söylendiğinde ?Bu zamanda, böyle şeyler uygulanamaz!? gerekçesi, lafı ağızdan çıkmadan tepiverirler. Sanki zaman suçludur, hem suçlu hem mutlak belirleyicidir. Bu sözün doğrusu: ?Bunu yapacak yüreğe sahip değiliz!? olsa, ağır olur ama sağlam bir öz eleştiri olur.
Demokrasinin yönetim tekniği ve kapitalizmin muaşerete esas olmasıyla sübut bulan Modern Medeniyet: otoriteyi ve gücü esas alan neo-moğol bir uygulamadır. Güç ve denetim ayakta durmak için tek dayanağıdır. Fert başına düşen kudret oranı, modern zamanların ilişkilerini birinci derecede belirleyicidir. Kudret miktarı, fazla olan hukuka bile hükmeder.
Yeryüzü alnımıza zimmetlenmiş, mescit kılınmıştır. Kirletmemek, bozmamak, çürütmemek için çaba göstermeyen insanların müslim gayr-ı müslim olması bir şeyi değiştirmez. Hayat tarzı birbirinin aynı olan insanların, bütün farklılık ve kişilikleri neo-moğol medeniyetin elinde şekillenmesi kaçınılmaz. Taze maarif de bu işe yarar zaten.
Bir de ?Bende bir eğrilik görürseniz, ne yaparsınız?? diye sormak geldi aklıma. Öylesine geldi işte. Geldi ve geçti?
Benim sorularım bana, sizin sorularınız size?