Sivasspor, bugün öyle bir noktaya geldi ki en çok konuşulan konu transfer değil, teknik direktör değil.

Başkan adayı!

Sivasspor’a lig bitti, başkan aramaya başladık ama ses var, görüntü yok.

Sivasspor'da öyle bir dönem yaşıyoruz ki, başkanlık koltuğu sanki lanetlenmiş.

Fakat, başkanlık koltuğu ise emlak piyasasındaki boş daire gibi kaldı ortada gezen çok, tutan yok.

Sivas’ın en ağır koltuğu olarak gözüküyordu ama bugünlerde en yalnız koltuk haline gelmiş durumda.

Ne ilginçtir değil mi?

Maçtan sonra herkes teknik direktör oluyor, transfer döneminde herkes scout oluyor, mali kongrede ise hiç kimse mali müşavir olmuyor. Sivasspor’un borcunu sorgulayan yok!

Birde birkaç ay öncesine kadar bu şehirde “Sivasspor’u” beş dakikada kurtaranlar vardı, onlarda ortada yok.

Sivasspor’un 370 milyon liralık borcu elbette kolay taşınacak bir yük değil.

Ateşten gömlek lafı artık klişe oldu, desem yalan olmaz!

Bu resmen alev almış “koltukta” közün içine oturmak gibi.

Yıllardır "Bu kulüp bizim namusumuz." diyenlerin de bugün ortalarda görünmemesi çok ilginç…

Bir de “reklam” adaylarımız var. Resmen aday değiller ama yönetim listeleri hazır, transfer planları hazır, teknik direktör belli...

İronik olan şu ki transfer döneminde futbolcu bulmak, başkan bulmaktan daha kolay hale geldi.

Sivasspor’a forvet aranıyor desen onlarca menajer kapıyı çalardı, başkan aranıyor deyince telefonlar sessize mi alınıyor?

Koltuğu boş bırakanlar, odayı terk etmezlerse iş böyle zora girer.

Ben koltuğu bırakıyorum ama benden habersizde kimse oturmasın diye, odanın bir köşesinde beklemekte doğru değil.

Öyle olursa, o boş koltuk yalnızca başkanını değil, kulübün geleceğini de beklemeye devam edecektir.

Belki de genel kurul salonunun girişine bir tabela asmak lazım, "İçeri girmek ücretsizdir. Sorumluluk almak ise ücretlidir." diye…

Ya da, “Başkan” aranıyor mu diyelim?

Eleştirilmeye dayanıklı, uykusuz kalmayı sorun etmeyen, cebinden para harcamaktan korkmayan ve en önemlisi “Ben varım” diyebilecek cesarette bir yiğit.

Maaş yok, alkış garanti değil, ama her başarısızlıkta ilk suçlanacak kişi olma fırsatı var, gibi gibi…

Şaka bir yana!

Koltuk boş duruyor...

Artık, taraftarlarımız "Ben olsam..." cümlelerini değil, "Ben oldum ve sorumluluğu aldım." diyenleri duymak istiyor.

Bakalım cesaret, genel kurul salonunun kapısından içeri girebilecek mi?

Kalın sağlıcakla…