KASTEN YARALAMA

 

Madde 86 - (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

İşlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Uzlaşma ya da şikayetten vazgeçme mümkün değildir. Kasten yaralama suçu işlenmiş ve eşe karşı işlendiğinden bunun takibi şikâyete bağlı değildir. Kendiliğinden takip edilen bir suçtur. Sonuçta şu andan sonra şikayetten vazgeçme diye bir müessese yoktur.

SORU: Daha evvel boşanma davası açtım ancak reddedildi. Yeniden dava açabilir miyim ?

CEVAP: Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

SORU: Hakim nafakaya hükmetti fakat eski eşim ödeme yapmıyor. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?

CEVAP: Dava sonuçlanmadan evvel davacının talebi ve hakimin kararı doğrultusunda hem hakimin taktiri doğrultusunda dava sonunda YOKSULLUK VE İŞTİRAK NAFAKASI olarak karşımıza çıkar.

Eski eşin nafakayı dava esnasında veya davadan sonra ödememesi halinde, Mahkeme kararı doğrudan İCRA TAKİBİNE konu edilerek, CEBR-İ İCRA yoluyla tahsilat yapılabildiği gibi, nafaka hükümlerine uyulmaması sebebiyle TAZYİK HAPİS CEZASI DA davalı aleyhine çıkarılabilir.

SORU: Ödenmeyen nafaka için icra takibi de başlatıldı ancak yine de tahsilat sağlanamadı ne yapmak gerekir ?

CEVAP: Kanun bu anlamda kadının ve çocukların mağduriyetinin önüne geçmiştir. İcra takibi başlatılmasına rağmen tahsilatta zorlanılan hatta tahsilata ulaşamayan binlerce icra dosyası bulunmaktadır. Bu anlamda çok beklemeden, ödenmeyen nafaka için, NAFAKA HÜKÜMLERİNE UYMAMAK SEBEBİYLE, İCRA CEZA MAHKEMESİNDE TAZYİK HAPSİ İSTEMLİ DAVA AÇILABİLİR.

SORU: Nafaka borçlusu nakit para ödemek yerine hediye ve benzeri yardımlar yaptığını söylüyorsa bu onu hapis cezasından kurtarır mı ?

CEVAP: Bu durumda İcra Ceza Mahkemesi Hakimi, icra dairesinden nafaka dosyasını isteyecek ve ödeme yapılamadığını belirleyecektir. Ayrıca haricen ödeme yapıldıysa, nafaka borçlusu eş bunu yazılı delillerle yani fatura gibi belgelerle ispat edebilir. Ancak hakim nakit ödeme haricinde eşe veya çocuklara yapılan diğer yardımları cezadan kurtulması yönünde kabul etmeyebilir. Dolayısıyla nafaka borçlusu lehine tazyik hapsine karar verilecek ve alacaklının mağduriyetinin önüne geçilmiş olacaktır.

SORU: Boşanma davası içerisinde TAZMİNAT isteme hakkım var mı ?

CEVAP: TMK 174. MADDESİ        Maddi ve manevi tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

SORU: Kaç çeşit Tazminat türü vardır ?

CEVAP: Boşanma davası esnasında talep halinde iki çeşit tazminat türü kanunda cevap bulmaktadır. Boşanma davasında tazminat türleri karşımıza MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT olarak çıkmaktadır. Hakim istek olmadan re’ sen yani kendiliğinden tazminata karar vermez. Bununla birlikte tazminat konusundaki en önemli husus KUSUR İLKESİDİR.  TAZMİNAT İSTEYENİN KUSURSUZ VEYA DAHA KUSURLU OLMASI GEREKİR. Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarına göre eşit kusur halinde MANEVİ TAZMİNATA KARAR VERİLMEZ. Manevi tazminat yönünden ise kadın erkek ayrımı yoktur.

SORU: Boşanmada delil olabilecek unsurlar nelerdir ?

CEVAP: Boşanmada delil olarak kullanılabilecek unsurlar, boşanma davasının mahiyetine göre değişecektir. Bu noktada Gsm operatörünün kayıtları, fotoğraf, kredi kartı harcamaları, faturalar, otel giriş ve çıkış kaydı, mektup, günlük, cep telefonu mesajları, video, sosyal medya paylaşımları, whatsapp konuşmaları, facebook mesajları , tanıklar… gibi bir çok argüman boşanmada delil olarak sunulabilir. Boşanmada kullanılmak istenilen delillere ilişkin olarak dikkat edilmesi gereken husus, bu delilin hukuka uygun şekilde elde edilmiş olunmasıdır. Hukuka uygun şekilde elde edilmemiş olan deliller, mahkemede geçerli olmayacağı gibi, bu delili sunan kişiye cezai uygulamada başlatılabilmektedir.

SORU: Velayet ilişkisini hakim nasıl düzenler ?

CEVAP: TMK 182 ye göre ;

Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Uygulamaya baktığımız zaman özellikle küçük yaştaki çocukların anne bakımına muhtaç oldukları hususu yadsınamaz bir gerçek olduğu için genelde yaşı küçük olan çocukların velayetinin anneye verildiği görülmektedir. Bu durumda karşı tarafın analı babalık görevi hala devam etmekte ve çocukla kişisel bağ sağlanması hakim tarafından düzenlenmektedir. Buna göre hakim çocukla karşı tarafın görüş günlerini dahi düzenlemektedir. Amaç burada boşanma gerçekleşse dahi çocuk ile ana babanın bağlarını sağlam tutarak sağlıklı bireyler yetiştirmeye olanak sağlamaktır.