Gezi Olayları anlaşılmadan münavebeli darbeler zinciri anlaşılmaz?
İçinde yabancı medyanın, gizli servislerin ve Fetö´nün başroldeydi; as oyuncu gibi gözüken romantik çevreciler ise figürandı. 27 Mayıs´ta başlayan olaylar, 10 Eylüle kadar sürmüştü. Dönemin başbakanı RTE asla taviz vermedi ve tabii olayın mahiyetini de pekâlâ biliyordu. Yurt dışı gezisini iptal etmesini dört gözle beklediler, gitti. Yurt dışı dönüşü ise muhteşem bir kalabalık tarafından havaalanında karşılandı. Halk büyük bir görevi yerine getirmişti.
Tarih 17 Haziran 2013? Yol yorgunluğuyla RTE Türkçe olimpiyatlarına katıldı?
Bu etkinliğe katılmak, aynı zamanda bir adres göstermektir. Kısa ve şiirsel konuşmanın en can alıcı cümlesi FETO´ya dön çağrısıydı. Teferruata girmiyorum ama bu bilgiler Sir Google´ın go´sunda vardır. Komut verin inceleyin ama önemli olan telif etmektir, yani bütünleştirmek.
2013 Türkçe Olimpiyatları büyüteç altına alınmadan, paralel yapının iktidar ve hükümet ayağının çözüleceğini asla zannetmiyorum . Ve gerçekten Fetö ile mücadelenin ciddiyeti varsa, Bank Asya hesaplarından suçlu çıkarılarak gerçekler örtbas edilmiyorsa yetkililer bu aziz millete bunu borçludurlar. Devlet görevlilerin, savcıların şu an halkı dinlemelerinin tam zamanıdır; çünkü halk en büyük tanıktır, bu tanığı dinlemek zorundasınız. İstihbarat yoluyla da olabilir, bizzat soruşturarak da?
Bu Olimpiyatlar, sadece tek bir merkezde, yani İstanbul´da düzenlenmedi, aynen Gezi gibi sokaklara taştı ve daha önemlisi Anadolu´nu pek çok ilinde meydanlara taştı! Bu bilgiler henüz internettedir ve sansürlenmemiştir.
Bu sokaklara taşan Yavru Türkçe Olimpiyatlarını düzenleyenler, sadece ve sadece Ak Parti kadrolarının bakanları, bürokratları ve etkilileri olabilir. Varsalar; bu şahısların hâlâ hükümette ve bürokraside olup olmadıkları cevap bekleyen sorulardır. Şöyle sıralamamız okuyana kolaylık olabilir:
Yavru Türkçe Olimpiyatları düzenlenmişse;
1. Hangi illerde ve hangi parlamento üyeleri ve bürokratlar talimatıyla düzenlenmiştir. Soruda hâtâ yok, bizzat Feto´nun örtülü teşkilatından değil, resmi görevlilerden bahsediyorum?
2. Bu korsan olimpiyatlara adam yığmak için bir kısım devlet memurlarına baskı uygulanmış mıdır? Katılmayan memurlardan bazı bürokratlar hesap sormuşlar mıdır?
3. Yavru Türkçe Olimpiyatları, Sivas´ta da belediyeden izinli yahut izinsiz merkezi bir alanda kutlanmış mıdır? Böyle bir etkinliği düzenleyen çok üst düzey bir hükümet görevlisi ve onun talimatıyla hareket eden bürokratlar var mıdır? Bu sorunun cevabı önemlidir, çünkü paralelci diye bazı milletvekillerinin farkına varmadan vebaline giriyor olabiliriz. Bu husus, dönemin Sivas parlamenterlerine sorulabilir mi, dokunulmazlık kapsamına mı girer?
4. En baba sorudur ve sayın yetkilerin ve aziz Sivas halkının ve diğer vilayet halklarının dikkatle okumasını dilerim, okuyacaklarından da eminim! Bu Anadolu´da ve Sivas´ta gerçekleştirildiği söylenen Yavru Türkçe Olimpiyatları; gerçekleştirilmişse emri veren kişi Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan mıdır, yoksa FETO´dan emir alanlar tarafından mı gerçekleştirilmiştir?
5. Bütün bunlar gerçekse ve hâlâ bu etkili şahsiyetler görev başında ise can ve mal güvenliğimiz OHAL kapsamında garanti altında sayılır mı? Fetö ile mücadelenin sadece alt kesimlerle sınırlı olduğunu düşünmememiz için nedenimiz kalmış mıdır?
6. Böyle insanların devlet kademelerinde görev yaptığını varsayarsak, başka kişilerle işbirliğinde devlet kuvvetini ve imkânlarını kullanmaları ciddi tehlikeler doğurmuyor mu?
Bu sorular, benim kafamdan uydurduğum sorular değildir. Sivas halkının ve bazı memurların kahvelerde gerçekmiş gibi ve cevabını da en ince ayrıntısına kadar bilir gibi anlattıkları hususlardan derlenmiştir. ?Şahitlik eder misin?? diye sorduğumda insanlar açıkça çekiniyor, çünkü adalete itimatları yok. Benim de itimadım yok!
7. Son bir soru daha: Oralarda neler konuşuldu, kimler tehdit edildi?
Şayia ise bilelim, gerçek ise hesabı sorulsun!
BU SORULAR OHAL KAPSAMINA GİRER Mİ?
Berat Demirci
Yorumlar