Sivas'ın Koyulhisar İlçesine bağlı Ortakent Nahiyesi'nden Çandır Köyü'nde çevre felaketi yaşanıyor. Köyde faaliyet gösteren maden şirketlerinin siyanürle ayrıştırma işlemi nedeniyle, doğa ve insan yaşamı büyük tehdit altında.
Sivas Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Zeki Bulut’un yaptığı açıklamaya göre, yalnızca Çandır değil, bölgedeki Ballıca, Aksu, Kurşunlu, Yenice, Güzelyurt, Küplüce, Kavacık, Sis Kale, Kızılelma, Ortaköy ve Gümüşlü köyleri de bu çevresel yıkımdan doğrudan etkileniyor.
“Melet Çayı Zehir Taşıyor”
Başkan Bulut, köyden doğarak Karadeniz’e dökülen Melet Çayı’nın, maden sahasının ortasından geçerek zehirli atıklara maruz kaldığını belirtti. Ayrıştırma işlemlerinde kullanılan siyanür ve diğer kimyasal atıklar, çay yoluyla Ordu’ya kadar ulaşıyor ve bölgede 101 köyü etkiliyor. "Artık bu derede ne balık var ne de başka bir canlı. Bitkiler dahi yok oldu." diyen Bulut, bu felaketin boyutuna dikkat çekti.
“350 Metre Ötemizde Zehir Üretiyorlar”
Maden sahasıyla köy arasında yalnızca 350 metre olduğunu belirten Zeki Bulut, köylünün kadimden beri ektiği, biçtiği, hayvan otlattığı arazilerin maden şirketine kiralandığını ifade etti. 2008 yılında kadastro çalışmasıyla orman vasfına sokulan 350 dönümlük alanın, şimdi tamamen ağaçsız ve maden atık havuzlarının merkezi haline getirildiğini söyledi.
“Köylüye Sorulmadı, Devletin Payı Sadece %2”
"1000 yıldır bu topraklarda yaşayan insanlara danışılmadı," diyen Bulut, devletin bu maden faaliyetlerinden yalnızca %2 oranında pay aldığını, asıl kazancı elde edenlerin birkaç özel şirket olduğunu vurguladı. “İnsan hayatının değeri yok sayılıyor. Zenginleşmenin yolu insanların sağlığından geçmemeli,” dedi.
“El Birliğiyle Toprağımıza Sahip Çıkacağız”
Zeki Bulut, geçtiğimiz Cumartesi günü bölgede düzenledikleri basın açıklamasıyla kamuoyunu bilgilendirmeye çalıştıklarını belirterek, tüm Sivaslılara çağrıda bulundu:
“Bu sadece Çandır'ın değil, Sivas’ın tüm ilçelerinin meselesi. Sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşüyor. Doğduğumuz topraklarda buluşmak, onları kucaklamak ve sahip çıkmak zorundayız. Hepimizin insan olarak duyarlı olması gerekiyor. Biz kocaman bir Sivas’ız, biz Sivaslıyız!”