Nefes alıp verirken zorlanma, göğüste aniden gelişen baskı hissi ve kesilmeyen inatçı öksürük, çoğu zaman mevsimsel alerji ya da astım şüphesiyle geçiştiriliyor. Bağışıklık sisteminin polen, küf veya ev tozu akarlarına tepki vermesiyle hapşırma, burun akıntısı ve nefes darlığı yaşanabileceğini aktaran Dr. Funda Karaduman Yalçın; bu şikâyetlerin her zaman masum bir alerjiden kaynaklanmadığını belirtti. Tekrarlayan solunum sıkıntılarının doğru teşhis edilmesi, daha derin sağlık sorunlarının erken evrede yakalanması adına belirleyici rol oynuyor.

Kalp Hastalıkları, Kansızlık ve Stres de Nefesi Kesiyor

Hava yollarında daralma ve iltihaplanmayla ilerleyen astımın özellikle gece, sabaha karşı veya efor anında kendini hissettirdiğini kaydeden Yalçın, alerjisi olan herkesin astım, her astımlının da alerjik olmadığını hatırlattı. Nefes darlığının arkasında yalnızca bu iki tablonun aranmasının yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğine işaret eden göğüs hastalıkları hekimi; KOAH, kalp-damar hastalıkları, kansızlık, çeşitli enfeksiyonlar, düşük kondisyon ve yoğun stresin de solunumu ciddi şekilde baskılayabileceğini ifade etti.

Gürün Gökçeyazı Köyü’nde Epidemiyolojik Çalışma
Gürün Gökçeyazı Köyü’nde Epidemiyolojik Çalışma
İçeriği Görüntüle

Dudaklarda Morarma Varsa Acil Müdahale Gerekir

Kişilerin kendi kendine teşhis koymak yerine solunum fonksiyon ve alerji testlerinden geçmesi gerektiğini bildiren Yalçın, tablonun ne zaman alarm verdiğine de açıklık getirdi. Ani başlayan ve hızla şiddetlenen nefes darlığı, konuşmada zorluk çekme, bilinç bulanıklığı, dudaklarda ve tırnaklarda morarma gibi hayati risk taşıyan sinyallerin görülmesi durumunda zaman kaybetmeden en yakın acil servise başvurulması gerektiğinin altı çizildi.

Kaynak: İHA