Sivas Numune Hastanesi'nden ruha dokunan etkinlik
Sivas Numune Hastanesi'nden ruha dokunan etkinlik
İçeriği Görüntüle

Göğüs ağrısı kas-iskelet sistemi, mide veya yemek borusu gibi çok farklı nedenlerden kaynaklanabilse de aniden gelişen ve daha önce yaşanmamış nitelikteki sancılar kalp-damar sağlığı açısından büyük risk taşıyor. Kalp kaynaklı ağrılar her bireyde aynı seyretmiyor; göğüste baskı, sıkışma, yanma ya da ağırlık hissiyle başlayan bu durum sırta, omuzlara, kollara, boyuna ve çeneye kadar yayılabiliyor. Ağrının şiddeti kadar başlama şekli, süresi ve eforla bağlantısı da önemli ipuçları veriyor.

Soğuk Terleme ve Nefes Darlığı Eşlik Ediyorsa Alarm

Göğüs kafesindeki rahatsızlığa nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, kusma, çarpıntı, baş dönmesi veya bayılma hissi eşlik ediyorsa tablonun hafife alınmaması gerekiyor. Birkaç dakika içinde geçmeyen, giderek şiddetlenen veya tekrarlayan ağrılarda vakit kaybedilmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor. Kalp krizinde göğsün ortasındaki baskının yanı sıra sırt, mide veya sol koldaki ağrı da belirginleşebiliyor.

Sırta Vuran Her Ağrı Kriz Değil Ama Ayırıcı Tanı Şart

Sırta yansıyan her ağrı doğrudan kalp krizi anlamına gelmiyor; reflü, kas problemleri ve akciğer rahatsızlıkları da benzer şikâyetler oluşturabiliyor. Ancak alışılmışın dışındaki ani ve şiddetli ağrıların kişinin kendi değerlendirmesine bırakılmaması, kesin tanının hekim kontrolünde konulması gerekiyor.

Kronik Hastalığı Olanlar "Geçer" Diye Beklememeli

Yüksek tansiyon, şeker hastalığı, yüksek kolesterol, obezite, sigara kullanımı veya ailesinde erken yaşta damar tıkanıklığı öyküsü bulunan kişilerin belirtileri çok daha dikkatli izlemesi gerekiyor. Erken müdahalenin kalp dokusunu kurtardığını hatırlatan uzmanlar, özellikle sırta ve kollara vuran ağrılarda "nasıl olsa geçer" diyerek evde beklenmemesi ve acil tıbbi yardım alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Kaynak: İHA