(2) Oğlan büyüdü, mektebe başladı. On beş yaşına deyince, oh, yay atmaya, kılıç savurmaya başladı. Günlerden birgün yolda giderken bir karının testisine ok addı, testi kırıldı. Kırılınca kadın da karış verdi. -Baban seni yedi yılda buldu. Ben sana ne diyeyim? Hırızmalı´ya âşık olasın da sararıp solasın. Güzel Ahmet, o gece rüyasında kadının dediği kızı görüp âşık oldu. Öte taraftan da kız oğlanı rüyasında gördü. Âşık oldu. Oğlanın kalbine ateş düşünce yemeden içmeden kesildi, gözüne uyku girmedi. Sonunda dayanamadı, Kızı bulmak için, padişah babasından izin aldı, atına binip düştü yola. Derelerden geçerek, lâle sümbül biçerek bir vakit gittikten sonra önüne bir saray çıktı. Yanına vardı. Sağına, soluna baktı, bir türlü kapısını bulamadı. Yoruldu, olduğu yere çöktü. Orda uyudu gitti. Kız da pencereden dışarıyı seyrederken bir de baktı ki duvarın dibinde birisi uzanmış yatıyor. Hemence yanına gitti. Baktı ki âşık olduğu delikanlı. Yavaşça dürttü, uyandırdı. Oğlan da uyanınca kızı tanıdı. Beyninden vurulmuşa döndü. Hırızmalı, Güzel Ahmed´in elinden tuttu, gizli kapıdan içeri aldı. Bir vakit oturup konuştular. Kız dedi ki: -Ben bir devin elindeyim. Beni sana vermez. O vakit oğlan da: -Öyleyse ben de devle vuruşurum. Sen de, kim yenerse onda kalırsın, dedi. Beyle konuştular. Aradan epey vakit geçti. Devin bir işareti vardı. kız işareti alır almaz devin geldiğini anladı. Hemen oğlandan tuttu, dedi ki: Bak, yiğidim. Devinen dövüşürken ne edeceksin, sana diyeyim: Dövüş başlarken üç Kulhü bir Elham oku, atın sağ tarafına yat. Üç Kulhü bir Elham oku soluna yat. Ondan sonra da üç Kulhü bir Elham oku atın karnının altına yat. Oğlan da; -Peki dedi. Kıza veda etti. Atına binip deve karşı gitti. Yanına varınca, dev dedi ki: -Ey insan oğlu, av avlarken, kuş kuşlarken bana karşı geldin. deyince oğlan da: -Yiğidin başına yazılan gelir. Ya sen beni yenersin, ya ben seni, dedi. Dev kızdı, bağırdı: -Ey insanoğlu hamleni yap. Güzel Ahmet de: -Sen yap, dedi. Arkasından, tek tek kızın dediklerini yaptı. Dev hamle etti. Lâkin boşa çıktı. Bu kez oğlan hamle etti. Bir kılıçta devi ortadan ikiye böldü, çıra gibi uzattı. Dev: -İnsanoğlu bir kılıç daha vur. dediyse de oğlan vurmadı. O vakit dev de dedi ki: -Ey insanoğlu! Mademki vurmadın, dediklerime kulak ver. Şu karşıdaki sarı kayada iki tene manığım var. Onlar sana emanet. Büyüyünce, sana lâzım olurlar.