Oğlan tekrar yola revan oldu. Vara vara Mühür Sultan´ın şehrine vardı. Orada bir nene karıya misafir oldu. Ertesi gün sabahleyin aptes aldı, iki rekat namaz kıldı. Kılandan sonra kızın sarayına geddi. Gürzün yanına vardı.
-Dede!
dedi. O da peyda oldu.
-Dede! Yardım et de, şunu şuradan şuraya koyalım, dedi.
Aldılar, oğlanın dediği yere koydular. Kız geldi baktı ki gürz yerinden oynamış. Hemen tellalı çağırttı.
-Bu gürzü kim yerinden kaldırdıysa onunla yarın yarışım var. Git herkese bildir, dedi.
Tellal dört bir yanda dolaşıp, bağırdı. Oğlan da bunu duyunca Allah´ına yalvardı. Erkenden yatağına girip yattı.
Ertesi günü, atını hazırladı. Yarış yerine gitti. Baktı ki bir sürü ahali toplanmış yarışı bekliyor. O sırada Möhür Sultan da geldi. Atlarına bindiler yarışa başladılar. Oğlan yarış başlar başlamaz çubuğu çırptı, ileri atıldı. Mühür Sultan baktı ki oğlan kendini geçti. O vakit:
-Ey Güzel Ahmet! Benim gibi güzeli nere bırakıp gidiyorsun?
deyince oğlan, dervişin dediklerini unuttu geriye baktı. Kızın güzellini görünce bayılıp yere düştü. Ahali yarışa itiraz etti. Sultanı suçlu çıkardılar. Yarışın tekrarını istediler. Mühür Sultan da kabul etti.
Devirsi günü tekrar yarış başladı. Oğlan al çubuğu çırptı. Bu kez yarışı kazandı. O zaman kız üçüncü şartını söyledi. Tellallar gezdi. Devirsi günü güreşin olduğunu herkese haber verdi.
Devirsi günü oldu. Ahali toplandı. Oğlan da, kız da geldiler. Güreşe başladılar. Oğlan içinden ?Dede, şunu yenelim.? dedi. O zamana kadar kızı kaldırmasıyla yere vurması bir oldu. Kızı yenince dedi ki:
-Ben, taa buralara, seni almaya geldim. Benimle gelir misin?
Kız da:
-Beni ilk yenen sen oldun. Demek ki, Cenab-ı Hak sana yazmış. Niye gelmeyeyim?
dedi, razı oldu. Eşyasını hazırladı. Atlarına bindiler yola çıktılar. Derelerden geçerek, lâle sümbül biçerek vara vara oğlanın sarayına vardılar. Mühür Sultan´ı getirip cazı karısına gösterdi. O da ters yüz oldu, çekip gitti.
Oğlan Mühür Sultan´ı da getirdikten sonra, babasının yanına gitmek istedi. Buna Mühür Sultannan, Benli Güzel razı oldu, Amma velâkin Hırızmalı razı olmadı. Bunun üstüne oğlan dışarı çıktı ağladı. O zaman yanına manıhlar geldi.
-Niye ağlıyorsun? Sen bunun için hiç üzülme. O işi bize bırak, dediler.