Gün demini almış, güneş eteklerini toplamış. Zengin kalkışı yapan misafir edasıyla gök yüzünü terk ediyor.
Nurşen hemşire ile telefonda birkaç mesaj ve biraz hasbihalden sonra, « Dar bir zamana geldi sizinle tanışma anımız, ama kalbinizin güzelliği yüzünüze yansımıştı » diyerek ekledi.
Güneş güne veda ederken, günün nasibine bir güzel kelam. Güzel kelamları tozlu raflara kaldırdık. Güzel bir cümle edersek, karşımızdakini onure edersek, hataya düşeriz bildik ...
Halbuki gönül uçsuz buçaksız derya, burda ne varsa dile o gelir. « Dervişin fikri ne ise zikri o olur » kabilinden.
Hâşâ huzurdan, ?Yâ Muhammed ne çirkinsin. Senin gibi çirkin adam görmedim? diyen lânetli Ebû Cehil´e, Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm ?Haklısın? buyuruyor.
O lâin beşerden sonra, ?Yâ Muhammed! Bu dünyada senden güzelini göremedim. Sana baktıkça içime huzur doluyor? diyen Hz. Ebûbekir´e de ?Haklısın? diye hitap buyuruyor.
Sahabeden birisi soruyor: ?Yâ Resûlullâh, Ebû Cehil geldi ?ne kadar çirkinsin´ dedi, ?haklısın´ dediniz; Ebûbekir geldi, ?ne kadar güzelsiniz´ dedi, ona da ?haklısın´ dediniz. Bunun hikmeti nedir ??
Efendimiz Aleyhissalâtüvesselâm´ın cevabı bütün insanlığın gönül evine mesaj hususiyeti taşımaktadır : ?Kişi kendisi nasılsa, karşısındakini de öyle görür. Ben Allah´ın cilaladığı bir ayna gibiyim. Ebûcehil baktı kendisini gördü ve çok çirkinsin dedi, haklıydı. Ebûbekir baktı o da kendisini gördü, çok güzelsin dedi, o da haklıydı.
Ne güzel bir örnek! Aslında karşındakine sarf ettiğin kelam senin benliğine ait.
Karşındakinde eleştirdiğin eksik bulduğun ne varsa, bak önce gönül aynana,
Kırma dökme, yıkma gönülleri, orası Allah´ın beyti!
Karşındakini met ettiğin vakit alçalmış olmazsın.
Neden güzel cümle söylemekten korkarız da, kötüyü bir çırpıda söyleriz?
Hangi ara bu kadar kötü olduk?
Gün iyiden iyiye karardı lakin benim gönlüm aydınlandı güzel gönüllü dostlardan gelen sözlerle!
Ne güzelsin Nurşen hemşire!
İyiki yer yüzünde hayla iyiler var.