Yaz mevsiminin gelişiyle artan sıcaklıklar; ileri yaştaki bireyler için dehidratasyon, elektrolit dengesizliği ve yetersiz beslenme riskini beraberinde getiriyor. Yaşlanmayla birlikte böbrek fonksiyonlarında görülen değişimler ve çoklu ilaç kullanımı sıcakların olumsuz etkilerini artırırken, en büyük tehlike susama hissinin zayıflamasında yatıyor. İleri yaştaki bireyler susuzluğu algılayamadığı için susamayı beklemeden gün boyu düzenli aralıklarla su tüketmeli, ayran ve şekersiz kompostolarla sıvı alımını desteklemelidir. Halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve düşme sıklığındaki artış ise gizli susuzluğun erken işaretleridir.
Kas Kaybına Karşı Kaliteli Protein Şart
Sıcak havalarda iştah azalsa bile kas kütlesi ve gücünün korunması adına protein tüketiminden vazgeçilmemelidir. Sarkopeni olarak bilinen kas kaybını önlemek için yumurta, süt ürünleri, balık, tavuk ve kurubaklagiller gibi kaliteli kaynaklar sofralarda mutlaka yer almalıdır. Kalp yetmezliği, böbrek rahatsızlığı olan veya idrar söktürücü kullananlar ise sıvı miktarını hekim önerisine göre belirlemelidir.
Ağır Yemekler Yerine Su Oranı Yüksek Besinler

Yaz sofralarında ağır ve yağlı yiyeceklerin yerini zeytinyağlı sebze yemekleri, yoğurt, mevsim salataları ve haşlanmış etler almalıdır. Karpuz, kavun, şeftali, salatalık ve domates gibi su oranı yüksek besinler sıvı dengesine katkı sunarken, diyabet hastaları meyve porsiyonlarını kontrol altında tutmalıdır. Uzun süre aç kalmak ve gereksiz katı diyetler uygulamak yetersiz beslenme riskini tırmandırmaktadır.
Yaz Aylarında Bozulan Gıdalara Dikkat
Yazın besin kaynaklı enfeksiyon riskinin artması, bağışıklığı zayıf olan yaşlılarda hastalıkların daha ağır seyretmesine yol açıyor. Pişmiş yemekler oda sıcaklığında bekletilmemeli, et ve süt ürünlerinde soğuk zincir korunmalı, açık gıdalardan uzak durularak meyveler iyice yıkanmalıdır. Sağlıklı bir yaz için beslenme düzeni kişinin kronik hastalıklarına ve yaşam kalitesine göre tamamen kişiye özel planlanmalıdır.





