Bazen tüm insanlık bir çıkmaz sokağa girer, ortada bir suç vardır fakat suçu kimse sahiplenmek istemez elbette. Bu suçlardan biriside Kadına şiddettir ! Gündem « kadına şiddete hayır » derken, görsel basın, yazılı basın, şehirlerin merkezleri avm ler, « kadına şidete hayır » pankartlarına ev sahipliği yaptı. Evet ! Hiç bir canlı şiddete maruz kalmamalı ! Son günlerde ki olaylar da oldukça can sıkıcı : ülkenin dört bir yanından ölüm haberleri geliyor, hem fiziksel hemde sözel şiddet oldukça yaygın, ve buna maruz olan kadınlar her kesimden olabiliyor. Eğitim, kültür, servet, yaşadığın coğrafya çok da fark etmiyor.
            Sonra toplum boşanan kadını kendi içinde de kabullenmekte oldukça zorlanıyor .Ve belkide kadın şiddeti ilk defa kocasından görmüyor, hatayı bir kız olarak doğmakla yapmış da olabilir, ama bizde kadın sadece kocasından yada karşı cinsten görüyormuş gibi altı çiziliyor.
Erkek çoçuğu istenen bir evde kız çoçuğu olarak dünyaya geldiğiniz andan itibaren, değersizlik duygusu ile başbaşasınız demektir .
Sonra bu değersizlik duygusu ile evlendiniz ve gelenek ve göreneklere uygun telli duvaklı gelin gittiniz, şu gelinlikden kefene kadar ordasın nasihatleriyle başlayan evlilik serüveni...
            Ve kadın olmak için bir yuva kurduğunuzu zannederken siz gelin olmuşsunuz, gelin olmak kadın olmaktan zordur, neden mi ? Gelinlere toplumun kestiği bazı faturalar vardır. Hesabı siz ödeyeceksiniz, ama bende bir insanım demeyin siz gelinsiniz...
            Aşamadığımız bir problemden bahsedicem, müstesnalar vardır elbet, ama kadın kimi zaman kaynanasından kimi zaman başka şahıslardan da şiddete uğrar ve kadın hemcinslerinden de oldukça sık şiddete uğrar. Ve şiddete uğrarken kendi aileside arkasında olamaz bazen, çünki kendi evlatlarının değerlerini toplum kayde ve kurallarına göre verirler ve toplum « destek verme boşanır » der ...
Sadece kadına değil, çoçuğa, erkeğe, hayvana, tüm canlıya şiddet olmamalı ! Kadınlar da kocalarına sözel şiddet de bulunmamalı, edep, saygı evliliğin temel kaydesi olmalı. Ve erkeklere bir dip not : mutlu olmanın yolu eşlerinizi mutlu etmekten geçer. Çoçuklarınızın sağlıklı bir ortamda yetişmesini istiyorsanız yine eşlerinize iyi muamele edin, sizin dövüp sövüp gittiğiniz kadın dönüp çoçuğuna şiddet uygulama ihtimali yüksek, annesinden şiddet gören erkek çoçuğu dönüp eşine şiddet uygulama ihtimali de yüksek ...
Peki şimdi bir soru : « ilk şiddet nerde başladı kim kime uyguladı ? »
 
Tüm canlılara tüm yaratılmışlara şiddete hayır !