Sivas Cumhuriyet Üniversitesi yerleşkesinin hemen yanı başında bulunan, kentin önemli tarihi miraslarından Fadlum Köprüsü, bugünlerde bakımsızlık ve ihmalkarlıkla boğuşuyor. Köprünün altından akan Fadlum çayı, suların çekilmesi ve akış şiddetinin azalmasıyla birlikte alarm vermeye başladı. Geçmiş dönemlerde güçlü akıntıyla taşınan kum, çakıl ve mil tabakası, suyun zayıflamasıyla çay üzerinde birikerek devasa yığınlar oluşturdu. Akıntının tamamen kesilme noktasına gelmesi, su yatağını kötü kokuların yayıldığı ve sivrisineklerin ürediği bir yer haline getirdi.
Ne Belediye Duydu Ne De DSİ Harekete Geçti
Bölgede yaşanan bu çevre felaketi daha önce defalarca gündeme getirilmesine rağmen, yetkili kurumlardan hala somut bir adım atılmadı. Ne Sivas Belediyesi ne de Devlet Su İşleri (DSİ) köprü altında biriken bu mil ve çakıl yığınlarını temizlemek için hiçbir çalışma başlatmadı. Kurumların birbirine sorumluluk attığı bu süreçte, üniversite yakınındaki işletme sahipleri ve bu sosyal alanları kullanan binlerce vatandaş, çözüm bekleyen bu çevre sorununa karşı tamamen yalnız bırakıldı.
30 Dereceyi Aşan Sıcakta Koku Ve Sinek İstilası
Sivas'ta yaz sıcaklarının bastırması ve termometrelerin 30 derecenin üzerine çıkmasıyla birlikte, tarihi köprü altındaki kriz katlanarak büyüdü. Durgun suda biriken organik atıklar, sıcağın etkisiyle çevreye tahammül edilemez derecede ağır ve kötü bir koku yayıyor. Kokunun yanı sıra balçık alanda kontrolsüzce üreyen sivrisinekler, hem bölgedeki esnafın ticaretini baltalıyor hem de halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Vatandaşlar, yetkililerin bu çığlığa daha fazla kulak tıkamamasını istiyor.





