Bir zamanlar modernizme tapınan sıradan taklitçi kadrolarla tıka basa dolu kurumların üst kadroların neredeyse tamamı değişti. İsim isim söylemeye gerek yok, en tepe kurumlar merkezden taşraya doğru dindar-muhafazakâr ekseninde ve AK Parti´nin siyasetçilerinin referansına nail olmuş kişilere tevdi edildi. Nitelik itibariyle ne değişti diye soran olursa, benim cevabım hiçbir şey olacaktır; hiçbir şeyin de altı? Ayrıca Ak Parti kadrolarının içi dışı ?The Cemaat? kaynamaktaydı. Çözülmez problemi olan vatandaşlar araya cemaatçi ağır abiler koymak zorunda kalıyorlardı. Bizim Sivas Gazetesi ile ilgili uygulamalarda, gazete sahibine cemaati devreye sokması teklif edilmiştir. Cemaatçi olmayan kadrolar ise bir ideali olan adamlar değil, tersine yüzde yüz menfaatçi kesimlerdi. Bunlar cemaatçilerle 15 Temmuz Vakası´na kadar çok güzel anlaşıyorlardı. Özellikle üniversitelerde, adliye ve mülkiyede müttefiktiler.
Cemaatçi kadrolarla 15 Temmuz´a kadar çok iyi anlaşan iktidarın atadığı bürokratlar, şu anda güya Fetö ile mücadele ediyor öyle mi? Tam tersine izleri sumen altı ettikleri gibi, kendilerinin kirli, çürük ve adi ilişkilerini örtmek için mücadele edenlere baskı uyguluyorlar. Bu kirli çark, Fetö ile daha gevşek ilişkileri olanları sırf taktik icabı açığa alırken yahut soruşturma konusu ederken; daha sıkı ilişkileri olanları aklamakta ve Fetö karşıtı gibi göstermektedir.
Kurumlarda ne değişti? Her türlü çıkar ilişkisi, para kaynakları sadece el değiştirdi. Cemaatçi kadroların kadrolaşmaktan ve devleti sömürmekten başka bir ideallerinin olmadığını 15 Temmuz´da çok iyi anladık. Diğerleri ise milletvekilleri, belediyeler ekseninde çıkar takipçisi ve yalaka tiplerdir; çoğunluğu öyledir. Doyum noktaları yok; daha fazla para, daha büyük arsa, daha sükseli tüketim eşyası ve bir de bunu aklayan besleme ulema? Dini içerikli okullardan mezun olmanın bazı kurumlarda ön şart haline gelmesi, cemaat zihniyetinin bir nevi uzantısıdır.
Dinli yahut dinsiz değil, adil ve namuslu adamlara ihtiyacımızın olduğunu söylemekle iktifa ediyorum. Liyakate değil, kayırmacılığa yönelik bürokrat atamalarının geldiği nokta en başta Ak Parti´ye ihanettir. Çünkü bu kadroların yaptığı zulmün arkasında Ak Parti´nin ağır topları ve onların tercihleri vardır. Bu çarka dur denilmediğinde ?Aldattılar!? mı diyeceğiz bir kez daha?