TBMM'de düzenlenen haftalık Grup Toplantısı'nda konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

Arıkan, Türkiye'nin ekonomi, adalet, dış politika ve toplumsal yozlaşma gibi temel meselelerine dair iktidara yönelik eleştirilerini dile getirdi ve partinin çözüm odaklı duruşunu vurguladı:

Avrupa Birliği ve Dış Politikada AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi tehdit olarak niteleyen açıklamaları reddedildi; Türkiye'nin dış politikasını ve konumunu kendi gücüyle belirleyeceğini vurguladı.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda Fransa'nın Güney Kıbrıs'ta kalıcı askerî varlık oluşturma girişimine iktidarın sessiz kalmasını eleştiren Arıkan. KKTC'nin görünürlüğünü artıracak yeni bir diplomatik program ve Doğu Akdeniz için kalıcı bir askerî strateji talep etti.

Tokgöz: Okullara psikolojik destek şart
Tokgöz: Okullara psikolojik destek şart
İçeriği Görüntüle

Adalet ve Siyasi Davalar konusunda açıklamada bulunan Mahmut Arıkan, Faili meçhul cinayet dosyalarının yeniden açılmasını olumlu bularak, "Faili meçhuller için gösterdiğiniz kararlılığı, “siyasi cinayet davalarını” da raflardan indirerek gösterebilecek misiniz? Mesela; Hala soru işaretleri, tam anlamıyla aydınlatılamayan Muhsin Yazıcıoğlu dosyasını raftan indirebilecek misiniz?" diyerek, Tahir Elçi, Uğur Mumcu ve Thodex gibi dosyaların da raftan indirilerek aydınlatılması çağrısını yaptı.

Nüfus Artışı ve Ekonomi konusunda İktidarın "en az üç çocuk" politikasının ekonomik zorluklar nedeniyle çöktüğü, doğum oranının 2,16'dan 1,48'e düştüğünü belirtti.

Türkiye'nin Dünya Sefalet Endeksi'nde 3. sıraya yerleştiğini; 23,5 yılda vatandaşın banka borçlarının 929 kat, asgari ücretin ise sadece 150 kat arttığını ifade etti.

2018 yılında bin liralık ikramiyeyle kurban kesilebildiği, bugün 4 bin liralık ikramiyeyle kurban hissesine dahi girilemediğini aktaran Arıkan, Emeklilere Kurban Bayramı'nda bir maaş tutarında ikramiye verilmesi için Meclis'e kanun teklifi sunacaklarını duyurdu.

Türkiye'de uygulanan madenciliğin doğayı tahrip eden bir sömürü sistemine dönüştüğü savundu; Karadeniz bölgesi başta olmak üzere ruhsatların vergi cennetlerindeki yabancı şirketlere verilmesine tepki gösterdi.

Hak arayan 110 madencinin direnişine destek verildi, patronların ve sermayenin devletten ya da hukuktan üstün olmadığı belirterek 1 Mayıs öncesinde emeğin savunulacağı dile getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi