18 yaş altına sigara satışı yasağı için çalışma var
18 yaş altına sigara satışı yasağı için çalışma var
İçeriği Görüntüle

Kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri, erken dönemde tespit
edildiğinde tedavi başarısının önemli ölçüde artabildiği hastalıklar arasında yer alıyor. Memede ele
gelen her kitlenin kanser anlamına gelmediğini belirten Medicana Sağlık Grubu Hastanesi Genel
Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, buna rağmen meme ve koltuk altında fark edilen olağandışı değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Meme kanserinin, süt bezlerini veya süt kanallarını döşeyen hücrelerin anormal şekilde büyümesi ve
kontrol dışı çoğalması sonucunda geliştiğini ifade eden Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi
Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden “Meme kanserinde en sık karşılaşılan bulgu memede ağrısız bir
kitlenin fark edilmesidir. Bunun yanında ağrılı kitle, meme başından akıntı, meme başında çekilme,
ciltte kalınlaşma veya renk değişikliği, şişlik ve portakal kabuğu görünümü gibi belirtiler de görülebilir.
Ancak bu bulguların her biri farklı nedenlerden kaynaklanabileceği için kesin bir değerlendirme
yapılmadan kanser tanısı düşünülmemelidir. Önemli olan, normalden farklı bir değişiklik fark
edildiğinde bunu ertelememektir” dedi.

İki haftadan uzun süren sertliklere dikkat

Meme veya koltuk altında fark edilen sertliğin uzun süre devam etmesinin değerlendirilmesi gereken
durumlardan biri olduğunu belirten Özden, özellikle iki haftadan uzun süren meme veya koltuk
altındaki sertliklerin, meme başı ya da derisinde çekilme ve çökme, meme şeklinde değişiklik, meme
başından kanlı veya bulanık akıntı, meme başlarının pozisyonunda değişiklik, meme derisinde
kalınlaşma ve şişme gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Özden, “Kadınların kendi
bedenlerini tanımaları ve memelerinde meydana gelen değişiklikleri fark edebilmeleri son derece
önemli. Özellikle daha önce olmayan bir değişikliğin ortaya çıkması durumunda, bunun kendiliğinden
geçmesini beklemek yerine bir hekime başvurulması tanı sürecinin doğru şekilde yürütülmesini
sağlar.” ifadelerini kullandı.

Risk faktörleri göz ardı edilmemeli

Meme kanseri riskinin yaşla birlikte artabildiğini belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden; daha önce meme
kanseri geçirmiş olmak, ailede meme kanseri öyküsünün bulunması, erken adet görme, geç menopoz,
uzun süre hormon ilaçları kullanımı, hiç veya kısa süre emzirme, ilk doğumun 30 yaşından sonra
gerçekleşmesi, obezite, alkol ve sigara kullanımı ile radyasyona maruz kalmanın risk açısından
değerlendirilmesi gereken faktörler arasında yer aldığını ifade etti. Bununla birlikte risk faktörlerinin
bulunmasının kesin olarak meme kanseri gelişeceği anlamına gelmediğini belirten Özden, düzenli
kontrollerin ve kişiye uygun tarama programlarının önemine dikkat çekti.

Tanıda farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor

Meme kanserinin tanı sürecinde hekim değerlendirmesinin yanı sıra farklı görüntüleme
yöntemlerinden yararlanılabildiğini belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, ultrasonografi, mamografi, MR
mamografi ve renkli Doppler gibi yöntemlerin yanı sıra gerekli durumlarda biyopsi yöntemlerinin de
kullanılabildiğini aktardı. Özden, hangi yöntemin kullanılacağının kişinin yaşı, muayene bulguları ve
klinik değerlendirme doğrultusunda belirlenmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Tedavi, hastalığın özelliklerine göre planlanıyor

Meme kanserinde tedavinin tek tip olmadığını ifade eden Özden, tümörün boyutu, sayısı, patolojik
özellikleri, bulunduğu bölge ile koltuk altı veya uzak organlara yayılım gibi faktörlerin tedavi
planlamasında dikkate alındığını söyledi. Hastanın durumuna göre cerrahi tedaviler, kemoterapi,
radyoterapi ve hormon tedavisi gibi farklı tedavi seçeneklerinin kullanılabildiğini belirten Özden,
tedavi planının hastalığın özelliklerine ve hastanın durumuna göre multidisipliner bir yaklaşımla
değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Erken evrede yakalanan meme kanserinde tedavi başarısı daha yüksek

Meme kanserinde tedavi başarısını etkileyen en önemli faktörlerden birinin hastalığın erken evrede
tespit edilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, “Erken tanı, meme kanserinde tedavi
seçeneklerinin değerlendirilmesi ve hastalığın yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle
kadınların düzenli kontrollerini yaptırmaları ve memelerinde fark ettikleri değişiklikleri gecikmeden
hekimle paylaşmaları gerekiyor.” dedi.

Kaynak: Sivas Medicana Bülten