Çanakkale’de yaklaşık bir yıldır şiddetli mide bulantısı ve bitmek bilmeyen kusma şikayetleriyle mücadele eden 37 yaşındaki Songül Asiltürk için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyordu. Gittiği merkezlerde derdine derman arayan genç kadına yapılan tetkikler sonucunda, tıp dünyasında oldukça nadir rastlanan "Wilkie Sendromu" (Superior Mezenterik Arter Sendromu) tanısı konuldu. Bu hastalık, sindirim sistemindeki damarların mekanik bir tıkanıklık yaratarak besin geçişini engellemesiyle karakterize, yaşam kalitesini yerle bir eden ciddi bir durumdu.
"Başka Şehre Git" Sözlerine İnat Kendi Şehrinde Şifa Buldu
Songül Asiltürk için asıl zorlu süreç tanıdan sonra başladı. Başvurduğu bazı sağlık merkezlerinde, bu tür komplike bir ameliyatın Çanakkale’de gerçekleştirilemeyeceği ve mutlaka büyük şehirlere, gelişmiş merkezlere gitmesi gerektiği söylendi. Ancak pes etmeyen Asiltürk, aldığı bir öneri üzerine Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi Genel Cerrahi bölümüne başvurdu. Burada yapılan detaylı incelemeler ve oluşturulan titiz tedavi planı, genç kadının umutlarını yeniden yeşertti.
Kapalı Ameliyatla Gelen Mucizevi İyileşme
Genel cerrahi ekibinin gerçekleştirdiği operasyon, modern tıbbın tüm imkanlarını seferber etti. "Laparoskopik duodenojejunostomi" adı verilen kapalı yöntemle yapılan müdahale sayesinde, sindirim sistemindeki o kritik tıkanıklık başarıyla ortadan kaldırıldı. Minimal invaziv tekniklerin kullanılması, hastanın vücudunda büyük kesiler açılmadan sorunun çözülmesini sağladı. Bu yöntem sadece tıkanıklığı açmakla kalmadı, aynı zamanda Songül Asiltürk’ün çok daha az ağrı çekmesine ve ameliyatın hemen ardından ayağa kalkmasına imkan tanıdı.
Dört Gününde Yürüyerek Taburcu Oldu
Ameliyatın üzerinden henüz dört gün geçmişken Songül Asiltürk, sağlıklı bir şekilde hastaneden taburcu edildi. Eskiden hayal bile edemediği bir hızla iyileşen genç kadın, memleketinde tedavi olabilmenin huzurunu yaşıyor. Çanakkale’de artık bu tür ileri cerrahi operasyonların başarıyla yapılabiliyor olması, hastaların il dışına sevk edilme zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor. Songül’ün bir yıl sonra gelen o ilk rahat nefesi, hem ailesi hem de şehri için en büyük mutluluk kaynağı oldu.





