Marmara Bölgesi'nde son günlerde art arda yaşanan depremler, uzmanları yeniden riskli fay hatlarına yönlendirdi. Deprem jeolojisi uzmanı Dr. Ramazan Demirtaş, özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kritik kollarından biri olan İznik-Mekece segmentinin yaklaşık 960 yıldır büyük bir deprem üretmediğini, bu uzun sessizliğin enerjinin birikmesine yol açmış olabileceğini vurguladı.

960 yıllık Sessizlik

Tarihî kayıtlara göre İznik-Mekece segmenti, en son 1065 yılında büyük bir sarsıntı üretmişti. O tarihten bu yana süregelen suskunluk bölge için ciddi bir deprem riski oluşturuyor.

Küçük sarsıntılar büyük tehlikeye işaret olabilir

Balıkesir ve Gemlik Körfezi çevresinde son dönemde görülen küçük sarsıntılar dikkat çekiyor. Özellikle Mudanya açıklarında birkaç ay önce meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki artçı sarsıntılar, fay hattının stres biriktirdiği ve büyük bir depremi tetikleyebileceği yönünde uzmanlardan uyarılar getiriyor.

Sivas komutanlarından Vali Şimşek'e ziyaret
Sivas komutanlarından Vali Şimşek'e ziyaret
İçeriği Görüntüle

7.0 büyüklüğünde bir senaryo

Dr. Demirtaş’a göre, İznik-Mekece hattında gerçekleşebilecek 7.0 büyüklüğündeki bir deprem, 100 kilometrelik bir etki alanı yaratabilir. Bursa, Yalova, Sakarya ve çevresindeki iller bu senaryoda ağır hasar riski taşıyor; altyapı sistemlerinde ciddi tahribatlar ve yerleşim yerlerinde yıkımlar kaçınılmaz olabilir.

Uzmanlardan kritik tedbir çağrısı

Dr. Demirtaş, olası bir yıkımın önlenmesine yönelik olarak yapı denetimlerinin sıkılaştırılmasını, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılmasını, afet planlarının güncellenmesini ve halkın bilinçlendirilmesini öneriyor. Ayrıca acil toplanma alanlarının etkin kullanıma açılması gerektiğinin altını çiziyor.

Marmara Bölgesi alarmda

Kuzey Anadolu Fay Hattı boyunca geçmişte yaşanan büyük depremler göz önünde bulundurulduğunda, Marmara Bölgesi’nin gelecekte benzer felaketlerle karşılaşma ihtimali göz ardı edilemez düzeyde. Özellikle İznik-Mekece segmentindeki uzun bekleyiş, sadece bölgeyi değil, Türkiye’nin ekonomik ve sosyal dokusunu da derinden etkileyebilecek potansiyel bir tehdidi işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi