Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında hem iç politikaya hem de dış gelişmelere ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. Geride bırakılan yoğun haftayı hatırlatan Özel, İstanbul’da gerçekleştirilen üçüncü bölge mitingi ve Burdur’daki il mitinginin ardından toplam 93 eylemi tamamladıklarını söyledi.

Bu eylemlerin “mevsimlik” ya da “konjonktürel” olmadığını vurgulayan Özel, mücadeleyi bir demokrasi ve sandığa sahip çıkma süreci olarak tanımladı. 19 Mart’ta yaşandığını belirttiği sürece karşı 23 Mart’ta dayanışma sandıklarına giden 15,5 milyon gönüllüyü hatırlatan Özel, bu yürüyüşün büyüyerek devam edeceğini ifade etti.

“Bu millet seçtiğini bırakmaz, seçme hakkını bırakmaz” diyen Özel, Cumhuriyet’in en büyük kazanımının sandık olduğunu belirtti. Sıcak havada bayılanların, soğukta meydanı terk etmeyenlerin olduğunu dile getirerek, verilen mücadelenin yalnızca bir parti meselesi olmadığını, otokrasi ile demokrasi arasındaki bir tercih olduğunu savundu.

Özel’e göre bu mücadele; işçiyle işvereni, emekliyle iktidarı, gençlerle geleceğini görmezden gelen anlayışı karşı karşıya getiren bir toplumsal eşik niteliği taşıyor. Emeklilere verilen sözlerin tutulmadığını, gençlerin gelecek kaygısının arttığını söyleyen CHP lideri, yeni haftada mücadelenin daha da sertleşeceğinin mesajını verdi.

“Erdoğan Yeni Bir Amerikan Planının Parçası”

Konuşmasının önemli bölümünü dış politikaya ayıran Özel, özellikle ABD ve İsrail eksenli gelişmeler üzerinden iktidarı eleştirdi. ABD eski Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasındaki ilişkilere değinen Özel, Türkiye’nin bu denklemde edilgen bir pozisyona itildiğini savundu.

Gazze konusunda sert ifadeler kullanan Özel, on binlerce Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “150 civciv ölse üzülür insan, 150 kız çocuğu öldü kimse dönüp bakmıyor” sözleriyle tepki gösterdi. Gazze’de Filistinlilerin olmadığı bir masada karar alınmasını eleştiren Özel, Türkiye’nin bu sürece açık ya da örtülü destek vermemesi gerektiğini söyledi.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın geçmiş açıklamalarını da hatırlatan Özel, Türkiye’nin dış politikada meşruiyet karşılığı taviz verdiği iddiasında bulundu. Erdoğan’ın ABD ile ilişkilerinde “teslimiyet” sergilediğini öne süren Özel, “Trump ne yapacağını biliyor, Netanyahu ne yapacağını biliyor ama bunlar neyin içinde olduklarını bilmiyor” dedi.

Özel’e göre bölgede kurulan yeni denge, uluslararası hukuku dışlayan ve güç merkezli bir düzen arayışını yansıtıyor. Bu düzenin “yeni dünya düzeni” olarak sunulamayacağını belirten CHP lideri, Türkiye’nin tarihsel dış politika birikimine dönmesi gerektiğini dile getirdi.

1 Mart Tezkeresi Hatırlatması: “O Gün Türkiye Kurtuldu”

Özel, konuşmasında 1 Mart tezkeresine de geniş yer ayırdı. 2003 yılında TBMM’ye gelen ve ABD askerlerinin Türkiye üzerinden Irak’a geçmesini öngören tezkereyi hatırlatan Özel, o dönemde “hayır” oyu veren milletvekillerinin Türkiye’yi büyük bir sorumluluktan kurtardığını söyledi.

DEVA Partisi 6 Yaşında: Sivas’tan Refah ve Özgürlük Mesajı
DEVA Partisi 6 Yaşında: Sivas’tan Refah ve Özgürlük Mesajı
İçeriği Görüntüle

CHP grubunun ve 99 AK Partili milletvekilinin karşı duruşunun önemine dikkat çeken Özel, Irak’ta yaşanan yıkıma Türkiye’nin ortak edilmediğini savundu. O dönem tezkerenin geçmesi için baskı kurulduğunu iddia eden Özel, bugün yaşanan gelişmelerle o süreci benzer gördüğünü ifade etti.

Türkiye’nin Güneydoğu’sunda kalıcı Amerikan üsleri kurulmasının önüne geçildiğini belirten Özel, “O gün ne olduysa bugün de aynı anlayış devrede” diyerek iktidarın dış politikada benzer bir çizgide olduğunu öne sürdü.

Bu hatırlatmayla birlikte CHP lideri, Türkiye’nin yeniden büyük güçlerin planlarına eklemlenmemesi gerektiğini vurguladı.

İran Mesajı ve Erdoğan’a Açık Çağrı

İran’a yönelik saldırılara da değinen Özel, İran yönetiminin politikalarını eleştirmekle birlikte, bir ülkenin geleceğine o ülke halkının karar vermesi gerektiğini söyledi. İran’daki rejimi tasvip etmediklerini ancak dış müdahaleye de karşı olduklarını belirtti.

“Komşumuz İran’a yapılan saldırılara karşı duruyoruz, İran halkının yanındayız” diyen Özel, hayatını kaybeden siviller için başsağlığı dileklerini iletti. Krizin diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurgulayan CHP lideri, Türkiye’nin de bu yönde ısrarcı olması gerektiğini kaydetti.

Dışişleri kadrolarına ilişkin eleştirilerde de bulunan Özel, bölgedeki büyükelçilerin diplomat kökenli olmadığını, liyakat sisteminin zedelendiğini savundu. Türkiye’nin güçlü bir hariciye geleneği olduğunu belirten Özel, bu birikimin tasfiye edildiğini öne sürdü.

Konuşmasının sonunda Erdoğan’a açık çağrıda bulunan Özel, Türkiye’nin uluslararası hukuka sahip çıkan bir çizgide durması gerektiğini söyledi. İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenin korunmasının önemine işaret eden CHP lideri, “Uluslararası hukuka saygılı olmayanlara açık ya da örtülü destek verilmemeli” dedi.

Özel’in grup toplantısındaki mesajları, hem iç politikadaki seçim hazırlıklarını hem de Türkiye’nin dış politika yönelimini hedef alan kapsamlı bir siyasi çerçeve ortaya koydu. Yeni haftaya girilirken CHP’nin hem meydanlarda hem de dış politika tartışmalarında sert bir muhalefet hattı izleyeceği görülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi