Pedagog Rukiye Doğan, Manisa’da bir lisenin önünde meydana gelen silahlı saldırının ardından çocukların okul güvenliği ve yaşanan olayların çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine dikkat çekti. Doğan, çocukların okula giderken korku ve kaygı değil, güven duygusu taşıması gerektiğini vurguladı.
“Bir çocuğun sabah evden çıkarken aklında olması gereken ilk soru, ‘Bugün okulda güvende olacak mıyım?’ olmamalı” diyen Doğan, çocukların okula korkmadan, kaygılanmadan ve kendilerini güvende hissederek gidebilmesi gerektiğini belirtti.
Manisa’da bir lisenin önünde gerçekleşen silahlı saldırının okul binasının içinde yaşanmamış olsa da öğrenciler, aileler ve eğitim camiasında tedirginliğe yol açtığını ifade eden Doğan, çocuklarda güven duygusunun yalnızca okul binasıyla sınırlı olmadığını söyledi. Doğan, okula gidiş yolu, okul çevresi ve eve dönüş güzergâhının da çocukların kendilerini güvende hissetmesinde önemli olduğunu kaydetti.
“Güvenlik kadar çocukların psikolojisi de önemli”
Bir pedagog olarak bu tür olaylara yalnızca fiziksel güvenlik açısından bakmanın yeterli olmadığını belirten Doğan, çocukların yaşanan olaylardan nasıl etkilendiğinin de ele alınması gerektiğini söyledi.
Doğan, çocukların korkularını anlamlandırabilmeleri ve yeniden güvende hissedebilmeleri için yetişkinlerin doğru bir iletişim kurmasının önemine dikkat çekerek, “Çocuklar yetişkinlerin kaygısını hisseder. Yaşananları çocuklardan tamamen saklamak kadar, sürekli konuşarak korkuyu büyütmek de doğru değildir” ifadelerini kullandı.
Çocuklarla yaşlarına uygun, sakin ve gerçekçi bir dille konuşulması gerektiğini belirten Doğan, çocuklara güvenlikleri için gerekli önlemlerin alındığının ve ihtiyaç duyduklarında yardım isteyebilecekleri güvenilir yetişkinlerin bulunduğunun hissettirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Daha büyük soruları kendimize sormalıyız”
Yaşanan olayların ardından yalnızca olayın kendisine değil, çocukları şiddete ve risklere karşı koruyacak daha geniş sorulara odaklanılması gerektiğini belirten Doğan, şu soruları gündeme taşıdı:
· Bir çocuğun eline bir silah nasıl geçiyor?
· Bir çocuk yaşadığı bir problemi kime anlatabiliyor?
· Kendini tehdit altında hissettiğinde yardım isteyebileceği güvenilir bir yetişkini biliyor mu?
· Akran zorbalığı, dışlanma, öfke ya da şiddet eğilimi gibi riskleri zamanında fark edebiliyor muyuz?
· Çocukların duygularını ifade edebilecekleri yeterince güvenli alanlar oluşturabiliyor muyuz?
“Çocukların güvenliği ortak sorumluluk”
Çocukların güvenliğinin yalnızca okul kapısında başlayan bir mesele olmadığını vurgulayan Doğan, ailelerin, okulların, okul çevresinin ve toplumun birlikte sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
Çocukların şiddeti görerek, duyarak ve zaman zaman normalleşmiş biçimde karşılaşarak büyümemesi gerektiğini ifade eden Doğan, okulun çocuklar için korkunun değil; öğrenmenin, merakın, arkadaşlığın ve güven duygusunun geliştiği bir ortam olması gerektiğini belirtti.
Doğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir çocuğu okula uğurlarken aklımızda ‘Acaba bugün ne olacak?’ endişesi değil, ‘Çocuğum güvende ve güvende olduğunu biliyor’ duygusu olmalı. Çocuklarımızın geleceğe dair bu güvenini korumak ve oluşturmak, ailelerin, okulların, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Dileğimiz; çocuklarımızın okul yollarında korkuyu değil umudu, kaygıyı değil güveni taşıması. Onlar güvenle yürüsün, biz de geleceğe umutla bakalım.”




