14 Ocak 2026
weather
-8°
43,1802 %0.05
50,3231 %0.05
6.437,15 % 1,16
Ara
Bizim Sivas Haber SAĞLIK İdrar Rengindeki Değişim Bu Hastalığın İlk Sinyali Olabilir

İdrar Rengindeki Değişim Bu Hastalığın İlk Sinyali Olabilir

Prof. Dr. Erol Çakmak, sarılık, idrar renginde koyulaşma ve ani ağrıların safra yolları tıkanıklığının habercisi olabileceğini vurgularken, lazer destekli yeni tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.

KAYNAK: Sivas Medicana Hastanesi Bülten
Okunma Süresi: 2 dk

Safra taşı hastalığı, birçok kişide herhangi bir belirti vermeden ilerleyebilen ve çoğu zaman tesadüfen fark edilen rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Ancak uzmanlar, bu sessiz seyrin hastalığın masum olduğu anlamına gelmediği konusunda uyarıyor. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Çakmak, safra kanalına düşen taşların ciddi ve hayati riskler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Safra Taşları Neden Oluşuyor?

Safra kesesinin, karaciğerin altında yer alan ve sindirime yardımcı olan safrayı depolayan bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Çakmak, safra taşlarının genellikle safradaki kolesterolün kristalleşmesiyle oluştuğunu ifade etti. Safrada aşırı kolesterol veya bilirubin bulunması, safra kesesinin yeterince boşalamaması gibi faktörler taş oluşumunu tetikleyebiliyor. Safra taşlarının büyük bir bölümü belirti vermediği için çoğu hastada ultrasonografi sırasında tesadüfen saptanıyor.

İdrar Rengindeki Koyulaşma Önemli Bir Uyarı

Safra kesesi içindeki taşların safra kesesi çıkışını tıkaması ya da safra kanalına düşmesi durumunda çeşitli şikâyetler ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Çakmak, bu süreçte karın ağrısı, sarılık, idrar renginin kırmızı ya da kahverengiye dönmesi, ateş, üşüme, titreme, bulantı ve kusma gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi. Özellikle safra kanalına düşen taşların, akut pankreatite yol açarak yaşamı tehdit eden sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.

Zorlu Vakalar İçin Lazer Destekli Tedavi Seçeneği

Safra taşı tanısında kan ve idrar testlerinin yanı sıra ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını aktaran Çakmak, tedavide en sık laparoskopik cerrahinin tercih edildiğini belirtti. Safra kanalına taş düşmesi durumunda ise ERCP yöntemiyle endoskopik müdahale yapıldığını söyledi. Son yıllarda kullanılan kolanjioskop cihazı sayesinde safra yollarının doğrudan görüntülenebildiğini ifade eden Çakmak, lazerle taş kırma yönteminin hastaları daha büyük ve riskli ameliyatlardan koruduğunu sözlerine ekledi. Bu yöntemle aynı zamanda safra ve pankreas kanallarındaki darlıklar ve şüpheli lezyonların da değerlendirilebildiğini belirtti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *