On bir ayın sultanı Ramazan ayının gelmesiyle birlikte günlük yaşam alışkanlıkları ve beslenme düzeni kökten değişiyor. Uzun süreli açlığın ardından iftar sofralarında yapılan hatalar, sadece basit bir hazımsızlıkla kalmayıp hayati riskler doğurabiliyor. Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, Ramazan'da beslenme ve mide sağlığı üzerine hayati uyarılarda bulunarak, bilinçsiz tüketimin mide kanamasına kadar yol açabileceğini belirtti.

Sahuru atlamak sindirim sistemini savunmasız bırakıyor

Ramazan ayında yapılan en büyük hatalardan biri, uyku bölünmesin diye sahurun atlanmasıdır. Dr. Kurtça, sahurun sadece enerji toplamak için değil, sindirim sisteminin dengesini korumak için de şart olduğunu vurguluyor. Sahur yapılmadığında açlık süresinin çok fazla uzadığını belirten uzman isim, bu durumun iftar anında mideye binen yükü iki katına çıkardığını ifade etti.

Kavga Etmiyoruz Diye Sevinmeyin! İlişkilerdeki Asıl Tehlike Sessizlikte Saklı!
Kavga Etmiyoruz Diye Sevinmeyin! İlişkilerdeki Asıl Tehlike Sessizlikte Saklı!
İçeriği Görüntüle

Eğer öğün sayısı bire düşerse, vücut metabolizması yavaşlıyor ve sindirim sistemi fonksiyonlarını yerine getirmekte zorlanıyor. Bu nedenle, iftar ile sahur arasında geçen sürede sindirim sistemine zaman tanımak ve vücudu kademeli olarak beslemek büyük önem taşıyor.

İftarda mideye aniden yüklenmek komplikasyonları tetikliyor

Gün boyu süren açlık hissi, iftar sofrasında kontrolsüz bir yemek tüketimine neden olabiliyor. Ancak Dr. İbrahim Emre Kurtça, midenin belirli bir sindirim hacmi olduğunu hatırlatarak şunları söylüyor:

"Eğer midenin bu hacminin üzerinde bir giriş olursa ciddi sindirim problemleriyle karşılaşırız. İftara mutlaka ılık bir çorba ile başlanmalı ve bir süre beklenmelidir. Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler mideyi şoka sokarak aşırı asit salgılanmasına neden olur."

Özellikle işlenmiş gıdalardan ve ağır yağlı yemeklerden uzak durulması gerektiğini belirten Kurtça, sebze ağırlıklı ve hafif bir beslenme düzeninin sindirim sistemini rahatlatacağını ifade ediyor.

Geçmişinde mide rahatsızlığı olanlar büyük risk altında

Haberin en çarpıcı noktası ise halihazırda mide sorunu yaşayan hastalarla ilgili. Dr. Kurtça, mide fıtığı, reflü veya ülser geçmişi olan kişilerin bu dönemde çok daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Kontrolsüz beslenmenin midedeki asit dengesini bozarak mevcut ülserleri azdırabileceğini ifade eden uzman, "Asit salgısı arttığı zaman hem semptomlar şiddetlenir hem de ülserin en ciddi komplikasyonu olan mide kanaması tetiklenebilir" uyarısında bulundu.

Su tüketimi ve hareketin iyileştirici gücü

Ramazan'da beslenme ve mide sağlığı için sadece ne yediğimiz değil, ne kadar içtiğimiz ve ne kadar hareket ettiğimiz de belirleyici. Vücudun susuz kalmasının sindirim sistemini yavaşlattığını belirten Dr. Kurtça, iftar ile sahur arasında su tüketiminin "kademeli" olarak artırılması gerektiğini söylüyor. Birden içilen fazla miktardaki su mideyi şişirmekten başka bir işe yaramazken, zamana yayılan su tüketimi metabolizmayı destekliyor.

Son olarak fiziksel aktivitenin önemine değinen uzman, iftar sonrası yapılacak hafif yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını ve vücut metabolizmasının yavaşlamasını engelleyeceğini hatırlatıyor. Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için "az az, sık sık ve hafif" prensibi hayati önem taşıyor.

Kaynak: İHA