Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada, otizm spektrum bozukluğunun erken çocukluk döneminde belirti verdiğine dikkat çekti. Otizmin; sosyal iletişimde güçlükler, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla kendini gösteren nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu belirten Işık, ilk bulguların genellikle yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıktığını ifade etti.
Özellikle bir yaş civarında sosyal gülümsemenin azlığı, göz teması kurmama ve isme tepki vermeme gibi belirtilerin önemli olduğuna vurgu yapan Işık, ilerleyen süreçte konuşma gecikmesi ve akran ilişkilerinde zayıflığın tabloya eklendiğini söyledi. Bu belirtilerin her çocukta aynı şekilde görülmediğini belirten uzman isim, otizmin tek bir kalıba sığdırılamayacağını dile getirdi.
Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor
Otizmde erken tanının önemine dikkat çeken Doç. Dr. Işık, beynin özellikle ilk altı yılda hızlı gelişim gösterdiğini hatırlattı. Bu süreçte yapılan erken müdahalelerin çok daha etkili sonuçlar verdiğini belirten Işık, ailelerin bu konuda bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Tanıyı geciktirme, korku nedeniyle uzmana başvurmama ya da farklı bölümlerde zaman kaybetmenin en sık yapılan hatalar arasında olduğunu ifade eden Işık, şüphe duyulan anda vakit kaybetmeden çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulması gerektiğini vurguladı. Erken tanının, otizm spektrum bozukluğunda sürecin en kritik aşamalarından biri olduğunun altını çizdi.
Tedavide Özel Eğitim ve Toplumsal Destek Öne Çıkıyor
Otizmin tedavi sürecine de değinen Işık, tek başına etkili bir ilaç ya da mucizevi bir yöntem bulunmadığını belirtti. Medikal tedavinin yalnızca eşlik eden bazı durumlarda destekleyici olarak kullanılabildiğini ifade eden Işık, en etkili yaklaşımın bireyselleştirilmiş, yoğun ve süreklilik gösteren özel eğitim programları olduğunu söyledi.
Ailelerin bu süreçte uzman ekiplerle iş birliği içinde hareket etmesinin büyük önem taşıdığını dile getiren Işık, toplumsal farkındalığın da en az tedavi kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Otizmli bireylerin sosyal yaşamın içine dahil edilmesi gerektiğini belirten Işık, daha kapsayıcı ve anlayışlı bir toplum yapısının oluşturulmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Açıklamasının sonunda, değişimin toplumdan başladığını hatırlatan Işık, farkındalığın artırılmasıyla birlikte otizmli bireylerin yaşam kalitesinin de yükseleceğini sözlerine ekledi.





