Sosyal Medya Kaygıyı Artırıyor
1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan Klinik Psikolog Gözde Göktaş, sosyal medyada yoğun deprem içeriklerine maruz kalmanın bireylerde kaygıyı artırdığını ifade etti. Göktaş, “Sürekli felaket senaryolarını takip etmek, gerçek hazırlık yerine korku döngüsüne sürükleyebilir” dedi.

Kolektif Travmalar Tetikleniyor
Deprem gerçeğiyle yaşayan toplumlarda kolektif travmaların tetiklenmesinin doğal olduğunu belirten Göktaş, güvenlik için kullanılan bazı araçların farkında olmadan ruh sağlığını zorlayabileceğini söyledi. “Deprem uygulamalarını kontrol etmek veya sosyal medyadaki felaket paylaşımlarına maruz kalmak kaygıyı artırabiliyor” ifadelerini kullandı.
Zihin Tehlikeleri Abartıyor
Göktaş, kaygılı zihinlerin hayatta kalma dürtüsüyle çevreyi sürekli taradığını vurguladı. “Yoldan geçen bir kamyonun titreşimini deprem sanmak, avizeyi kontrol etmek veya binadaki çatlağa odaklanmak sık görülen örneklerdir. Bu durum ‘felaket kaydırması’ adı verilen bir döngüye yol açıyor” dedi.
Maruziyeti Sınırlandırmak Gerekli
Depremle ilgili bilgi akışından tamamen kopmanın çözüm olmadığını ifade eden Göktaş, “Deprem uygulamalarını yalnızca yüksek şiddetli depremler için sınırlandırmak, haber takibini günün belirli saatleriyle sınırlamak faydalı olabilir” diye ekledi.
Korkuya Değil Hazırlığa Odaklanın
Göktaş, enerjinin felaket içeriklerini takip etmek yerine somut önlemler için kullanılmasını önerdi. “Deprem çantası hazırlamak, eşyaları sabitlemek gibi önlemler güvenliği artırır ve kaygıyı yönetmeye yardımcı olur. Kontrol edemediğimiz sarsıntıları izlemek bizi korumaz; kontrol edebildiğimiz önlemler ise güçlendirir” ifadelerini kullandı.