Üç büyük Şems'ten biri olarak kabul edilen Şemseddin Sivasi Hazretleri'nin damadı Abdulahad Nuri Sivasi ile yeğeni Abdülmecid Sivasi'nin kabirlerinin bulunduğu İstanbul'un Eyüpsultan ilçesindeki Nişanca Meydanı'nda yer alan Sivasiler Tekkesi, ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor.

15. yüzyılın sonlarında İstanbul'a giden Sivasiler, Osmanlı'nın dini ve ilmi hayatında önemli görevler üstlendi. Abdulahad Nuri Sivasi Hazretleri, Ayasofya Camii'nde kürsü şeyhliği yaparken, Abdülmecid Sivasi Hazretleri ise Sultanahmet Camii'nin temel atma töreninde bulundu ve burada da kürsü şeyhliği görevini yürüttü. Her iki isim de hayatlarının son dönemlerinde tekkelerine çekilerek irşat faaliyetlerini sürdürdü ve dini hizmetlerde bulundu.

Osmanlı döneminde yaşanan Kadızadeliler-Sivasiler tartışması da tarihte önemli bir yer edindi. Selefi anlayışı benimseyen Kadızadeliler; türbe ziyaretlerini, sema yapılmasını, tütün ve kahve içilmesini mekruh olarak değerlendirdi. Sivasiler ise bu görüşlere karşı çıkarak, söz konusu yasakların Kur'an-ı Kerim'de yer almadığını ifade etti ve bu fetvalara itiraz etti.

Bu süreçte Sivasiler, tekke ve zaviyelerin temsilcisi olarak öne çıkarken, tekkeler Sivasilerin yanında yer aldı. Medreselerin ise Kadızadelileri desteklediği biliniyor.

İki grup arasındaki tartışmalar dönemin padişahına kadar ulaştı. Bunun üzerine oluşturulan ilmi mecliste yapılan değerlendirmeler sonucunda Sivasilerin haklı olduğuna karar verildi. Alınan kararın ardından Kadızadelilerin görevlerine son verildi. Bu gelişmenin ardından tekke ve zaviyelerin Sivasilere olan bağlılığının daha da güçlendiği bilinirken, tasavvuf geleneğinin korunmasında Sivasiler en önemli rolü üstlendi.









