Sivaslı Psikolog İlayda Akgül, "Sınav dönemleri, birçok öğrenci için yalnızca akademik bir süreç değil; aynı zamanda yoğun stres, baskı ve kaygı ile mücadele edilen bir dönemdir. Özellikle sınava günler kala öğrencilerde “Ya yapamazsam?”, “Emeklerim boşa giderse?” gibi düşünceler sıkça görülür. Oysa sınav kaygısı tamamen yok edilmesi gereken bir durum değil, doğru yönetildiğinde performansı destekleyebilen doğal bir duygudur" ifadelerinin ardından, "Kaygının temelinde çoğu zaman başarısız olma korkusu değil, kişinin kendisine yüklediği anlamlar vardır. Sınavı hayatın tek belirleyicisi olarak görmek, öğrencinin omuzlarındaki baskıyı artırır. Bu noktada önemli olan şey, öğrencinin kendi iç sesiyle kurduğu ilişkidir. Sürekli kendini eleştiren bir zihin, bilgiyi kullanmakta zorlanır. Çünkü stres anında beynimiz “tehlike modu”na geçer ve öğrenilmiş bilgileri hatırlamak güçleşebilir" dedi.
Peki sınav yaklaşırken öğrenciler neler yapmalı?
"Öncelikle son günlerde yoğun bilgi yüklemesi yapmak yerine, düzenli tekrar ve sakin bir tempo tercih edilmelidir. Beyin de bir kas gibidir; dinlenmeden sürekli çalıştırıldığında verimi düşer. Özellikle sınavdan bir gün önce sabaha kadar ders çalışmak yerine uyku düzenini korumak, zihinsel performansı ciddi ölçüde artırır" diyen Akgül, "Bir diğer önemli konu ise nefes kontrolüdür. Kaygı yükseldiğinde nefes hızlanır, kalp çarpar ve beden alarm vermeye başlar. Böyle anlarda birkaç dakika boyunca yavaş ve derin nefes almak, beynin sakinleşmesine yardımcı olur. Basit görünen bu yöntem, öğrencinin dikkatini toparlamasında oldukça etkilidir.
Sosyal karşılaştırmalar da sınav döneminin görünmeyen yüklerinden biridir. “Arkadaşım benden daha hazır”, “Herkes yetiştirdi, ben yetiştiremedim” düşünceleri öğrenciyi tükenmiş hissettirebilir. Ancak unutulmamalıdır ki her öğrencinin öğrenme hızı, çalışma biçimi ve kapasitesi farklıdır. Başarı, yalnızca kaç saat çalışıldığıyla değil; zihinsel dengeyle de ilişkilidir.
Ailelere de önemli görevler düşüyor. Bu süreçte çocuklara sürekli “Kaç net yaptın?”, “Şu bölümü kazanabilecek misin?” gibi baskı oluşturan sorular yöneltmek yerine, duygusal destek sağlamak daha kıymetlidir. Öğrencinin en çok ihtiyaç duyduğu şey, koşulsuz kabul gördüğünü hissetmektir" ifadelerine yer verdi.
Sivaslı Psikolog İlayda Akgül "Şunu unutmamak gerekir" diyerek, Bir sınav, insanın değerini belirlemez. Hayatta başarıya ulaşmanın tek yolu tek bir sınavdan geçmez. Sınavlar önemlidir; ancak kişinin karakteri, çabası, psikolojik dayanıklılığı ve yaşam becerileri çok daha büyük bir bütünü oluşturur.
Kaygıyı tamamen susturmaya çalışmak yerine onu yönetmeyi öğrenmek, öğrencinin hem sınav performansını hem de yaşam kalitesini güçlendirir. Çünkü sakin bir zihin, bilgiyi en iyi kullanan zihindir" ifadeleriyle sözlerini noktaladı.




