Kabul etmek gerekir ki, ikinci devrenin en zor maçına çıktık. Ya tamam ya devam niteliğinde bir maçtı. Her yönden zor geçeceği belliydi. Rakip organize ve iyi futbol oynayan ekiplerinden biri. Buna karşın Sivasspor haftalardır hayal kırıklığı yaşatan ilk yarının flaş ekiplerinden biriydi. Ne var ki ikinci yarının başlamasıyla üst üste gelen başarısız sonuçlar bir anda hedeften uzaklaşmış bir görünüm verdi. Her şeye rağmen bu maç her yönden çok önemliydi.
Ancak aldığımız bu galibiyet umutlarımı taze tutmaya yetmedi. Kendi sahamızda oynamamıza rağmen tamamen mahkûm oynayan bir görüntü, haftalardır liderlik koltuğunda oturmuş bir takıma hiç yakışmadı. Oyunun ilk 10 dakikasında hırs, mücadele, kazanma arzusunu görünce dedim ki; “oh be nihayet uyandık.” Maalesef sadece bu kadarmış. Oyunun kalan bölümündeki görüntü; kümede kalma mücadelesi veren bir takımın son çırpınışları, son maçından mutlak üç puan alması gereken bir psikolojik yapı.
Maçın zorluk derecesine ve kötü giden sonuçlara baktığımda, hak verdiğim tek nokta aldığımız galibiyet. Birileri bu eleştiriye şu şekilde yaklaşım gösterebilir; “kardeşim önemli olan 3 puan almaktı ve o puanı aldık.” Hayalleri şampiyon olmak olan bir takım için sadece 3 puan yetmez. Sivasspor şampiyon olmak istiyorsa 3 puandan daha fazlasını yapması lazım.
Sahada sadece mücadele ve savunma gördük. Alıştığımız sivasspordan eser yoktu. Üç pası bir arada göremedim. Hücuma hızlı çıkan, sağdan soldan rakibi bunaltan pozisyon vermeyen Sivasspordan, kalesini savunan, gol yememek için karambol oyunu oynayan, ayağındaki topu bile arkadaşına aktarmakta güçlük çeken amatörce bir görüntü izledim.
Mağlup olduğumuz Trabzon maçında bile bu denli kötü bir görüntü sergilemedik. Stres faktörü oyuncuları bu denli etkileyeceğini düşünmüyorum. Haftalardır üzerimizde bir baskı olduğu gerçek. Ancak profesyonellik, krizi olgun atlatabilme sanatıdır. Bu profesyonelliği birkaç oyuncu dışında gösteren olmadı.
Sırat köprüsünü zorda olsa geçmeyi başardık. Bu kadar eleştiriye rağmen birçok sıkıntıyı atlattık. Kazanabilme alışkanlığı önemli. Biz bu alışkanlığımızı yeniden kazanmak için tekrar kafamızı kaldırdık. Özgüven yitimi yaşayan bir takımın, özgüveni yeniden filizlendi. Sakat futbolcuların takıma dönmesiyle birlikte, özlenen günler umarım yeniden gelecektir. Kaybedilmeye yüz tutmuş hayaller, yeniden kurulmaya başlandı. Biliyorum ki, stadyumdan çıkan birçok taraftarımız oynanan oyundan memnun kalmadılar.
Taraftardan söz etmişken ya devam ya tamam dediğimiz bu maçta izleyici sayısı üzülerek belirtmeliyim ki 11.500 kişi. Hedeflerimiz mi bitti, yarım kalan hikayemizi tamamlamak mı hayal oldu ki, bir anda tribünleri boşalttık. Taraftarlık demek, iyi gün dostu gibi değildir. Nasıl ki bu takım küme düştüğünde alkışlarla uğurladık, tekrar lige çıktığında coşkuyla karşıladıysak, kötü gittiğinde tekrar ayağa kaldıracak bizleriz. Bu zor maçı galibiyetle kapattık. Galibiyetten daha fazlasıydı. Biz hayallerimizin peşinde koşmaya devam edelim. Yarım kalan hikayemizin mutlu sonla bitmesi için küskünlük ve kızgınlık olmaz. Destek olmaya devam.
Umutları bitirirsek kaybederiz. Umutlarımızın sıcak kalması dileğiyle…