Sivas’ta faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, İsrail’in Gazze ile Lübnan’da sürdürdüğü saldırılara ve Filistinli tutuklulara yönelik yeni "idam" düzenlemelerine karşı dev bir protesto yürüyüşü gerçekleştirdi. Sivas Filistin yürüyüşü kapsamında binlerce kişi ellerinde Türk ve Filistin bayraklarıyla sokaklara dökülerek uluslararası toplumun sessizliğini kınadı.

GAZZE’DE AÇLIK BİR SAVAŞ SİLAHI OLARAK KULLANILIYOR

Yürüyüşün ardından Sivas Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Filistin’e Destek Platformu adına yapılan basın açıklamasında, bölgedeki insani krizin artık yönetilemez bir boyuta ulaştığı ifade edildi. Şehirlerin kasıtlı olarak harabeye çevrildiği belirtilen açıklamada, temel ihtiyaç maddelerine erişimin engellenmesi sert bir dille eleştirildi.

Açıklamada, "Soykırımcı İsrail’in Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve tecrit politikaları tüm vahşetiyle sürüyor. Bugün Gazze’de açlık, modern dünyanın gözü önünde bir silah olarak kullanılmaktadır. Sadece binalar değil, insanlık onuru da hedef alınmaktadır. Kadınlar, çocuklar ve savunmasız siviller, tarihin gördüğü en ağır dramlardan birini yaşamaktadır," denildi. Katılımcılar, sık sık tekbir getirerek saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.

HUKUK KILIFI ALTINDA SİSTEMATİK BİR TASFİYE PLANI

İsrail meclisinden geçen ve Filistinli mahkumların idam edilmesini öngören yasal düzenleme, Sivas’taki platform üyeleri tarafından bir "yargı suikastı" olarak nitelendirildi. Bu düzenlemenin hiçbir evrensel hukuk ilkesiyle bağdaşmadığı vurgulandı.

Platform sözcüleri, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Karşımızdaki tablo bir hukuk metni değil, organize bir yok etme planıdır. Savunma hakkının gasp edildiği, adaletin infaz memurlarına emanet edildiği bir yerde yargıdan bahsedilemez. İsrail, soykırım zihniyetini hukuk kılıfına büründürerek meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Bu bir yasa değil, açıkça bir infaz rejimidir."

MESCİD-İ AKSA VE İSLAM DÜNYASININ SESSİZLİĞİNE SİTEM

Protestonun bir diğer önemli gündem maddesi ise Kudüs’teki kutsal mekanların durumu ve İslam dünyasının takındığı tutum oldu. Mescid-i Aksa’nın uzun süredir ibadete kapatılmasına ve girişlerin kısıtlanmasına dikkat çekilen konuşmalarda, ümmetin dağınıklığına sitem edildi.

"Kıyamet Kilisesi söz konusu olduğunda Batı’nın baskısıyla geri adım atanlar, Müslümanların dağınıklığından güç alarak Mescid-i Aksa’yı bir ay boyunca kapalı tutabiliyor. Bu durum tüm İslam alemi için düşündürücü bir tablodur," ifadeleriyle birlik çağrısı yapıldı.

Ticaret Bakanlığı duyurdu 280 milyonluk kaçak araç operasyonu
Ticaret Bakanlığı duyurdu 280 milyonluk kaçak araç operasyonu
İçeriği Görüntüle

ZULÜM DÜZENİ ER YA DA GEÇ ÇÖKMEYE MAHKUMDUR

Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası mekanizmaların İsrail üzerindeki etkisizliğine de değinilen yürüyüşte, barış görüşmelerinin sadece zaman kazanmak için kullanıldığı savunuldu. Sivaslı sivil toplum temsilcileri, masumların kanı üzerine inşa edilen hiçbir düzenin kalıcı olamayacağını belirterek açıklamayı sonlandırdı:

"İşgalci İsrail’in kirli hesapları insanlık vicdanında çoktan mahkum olmuştur. Bizler Sivas’tan bir kez daha haykırıyoruz: Bu zulüm mekanizması sonsuza kadar süremez. Masumların ahı, bu kanlı düzeni mutlaka yıkacaktır. İnsanlık onuru, işgalci zihniyete galip gelecektir."

Kaynak: Haber Merkezi