Dünya genelinde her beş kişiden birinin kanserle yüzleştiği modern çağda, kolorektal kanser türleri Türkiye’de de en sık görülen ilk beş hastalık arasında yer alıyor. Genetik faktörler bir yana, aslında tabağımıza koyduğumuz her lokma bu riskle aramızdaki mesafeyi belirliyor. Yapılan son araştırmalar; işlenmiş gıdalar, rafine şeker ve hareketsiz yaşamın bağırsak sağlığının en büyük düşmanı olduğunu kanıtlıyor. Ancak korkmak yerine, mutfaktaki alışkanlıkları değiştirerek bu sinsi hastalığa karşı dev bir kalkan oluşturmak mümkün.

Lifli Besinler Bağırsakların "Süpürgesi" Oluyor

Bağırsak sağlığını korumanın anahtarı, halk arasında "posa" olarak bilinen diyet liflerinde saklı. Posa açısından zengin bir beslenme düzeni, sadece sindirimi kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda kanserojen bileşenlerin vücut tarafından emilmesini de büyük ölçüde engelliyor. Özellikle çözünmez lifler, bağırsak içindeki zararlı maddeleri adeta bir süpürge gibi temizleyerek dışarı atılmasını sağlıyor. Bu noktada barbunya, badem ve bezelye gibi besinler, posa şampiyonları olarak listenin en başında yer alıyor.

Mutfağınızdaki Eczane: Soğan, Sarımsak ve Zerdeçal

Beslenme düzeninde küçük görünen ama etkisi devasa olan bazı "süper besinler" bulunuyor. Soğan ve sarımsağın içinde yer alan doğal bileşenler, sağlıklı hücrelerin büyümesini desteklerken kanser hücrelerinin yayılma hızını yavaşlatabiliyor. Bunun yanı sıra, altın baharat olarak bilinen zerdeçalın içindeki 'kurkumin' maddesi, hem koruyucu hem de iyileştirici etkisiyle tam bir antikarsinojen kalkanı görevi görüyor. Farklı renklerdeki taze sebze ve meyvelerle hazırlanan tabaklar, metastaz riskini azaltan en doğal ilaçlar olarak kabul ediliyor.

Sivas'ta Medikal Firmaların Sorunu Görüşüldü
Sivas'ta Medikal Firmaların Sorunu Görüşüldü
İçeriği Görüntüle

Kahve Tüketiminde Şaşırtan "Cinsiyet" Ayrımı

Haberin en dikkat çekici detaylarından biri ise günlük hayatta sıkça tükettiğimiz çay ve kahve üzerine yapılan araştırmalarda yatıyor. Kahvenin içindeki polifenollerin koruyucu etkisi bilinse de, bu durum kadın ve erkeklerde farklı sonuçlar doğurabiliyor. İlginç bir şekilde, kahve tüketimi erkeklerde kolon kanseri riskini belirgin şekilde azaltırken, kadınlarda rektal kanser riskini artırabileceği yönünde bulgular öne çıkıyor. Bu nedenle, her besinde olduğu gibi kahve tüketiminde de ölçülü olmak ve vücudun verdiği sinyalleri dinlemek büyük önem taşıyor. Unutmayın, bağırsak sağlığı sadece ne yediğinizle değil, neyi tabağınızdan çıkardığınızla da yakından ilgilidir.

Kaynak: İHA