Yemek yerken, sıvı tüketirken hatta tükürüğü yutarken çok sayıda kas ve sinir kusursuz bir uyumla hareket ediyor. Ancak yaşın ilerlemesiyle azalan kas kütlesi, zayıflayan refleksler, ağız içi his kaybı, diş sorunları ve tükürük miktarındaki düşüş bu hassas sistemi sekteye uğratıyor. Tıpta disfaji olarak adlandırılan yutma bozukluğu; yalnızca inme, Parkinson veya Alzheimer gibi nörolojik rahatsızlıklarda değil, yaşlanmanın doğal getirdiği kas zayıflıklarında da kendini hissettiriyor.
Akciğerlere Kaçan Lokmalar Zatürre Yapıyor
Yutma refleksinin aksaması sonucu yiyecek, içecek veya tükürüğün nefes borusuna kaçması derin bir sağlık krizine yol açıyor. Boğaz duyusu azalan yaşlılarda bu durum çoğu zaman şiddetli bir öksürük vermeden, tamamen sessiz şekilde akciğerlere inebiliyor. Akciğer dokusuna ulaşan yabancı maddeler ise hastaneye yatış gerektiren aspirasyon zatürresine ve tekrarlayan ağır enfeksiyonlara zemin hazırlıyor.
İlaç İçememe, Kilo Kaybı ve Sıvı Yetersizliği

Yutkunurken boğulma hissi veya takılma korkusu yaşayan bireyler zamanla beslenmeyi azaltarak tabakta yemek bırakmaya başlıyor. Bu çekince ani kilo kayıplarına, ileri derece kas erimesine ve susuzluğa yol açıyor. Aynı zamanda günlük alınması gereken hayati tablet veya kapsül formundaki ilaçların yutulamayarak aksatılması, mevcut kronik hastalıkların kontrolünü de çıkmaza sokuyor.
Sofrada Hayat Kurtaran Güvenli Kurallar
Yutma güçlüğünün aşılmasında endoskopik yöntemler ve yutma testleriyle kişiye özel kıvam ve egzersiz programları belirleniyor. Beslenme sırasında televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurların kapatılması, dik açıyla oturulması, porsiyonların küçük lokmalar halinde iyice çiğnenerek acele edilmeden tüketilmesi riskleri en aza indiriyor.





